Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24760 E. 2023/6543 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/24760
- Karar No
- 2023/6543
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/681 E., 2021/611 K. HÜKÜM/KARAR : Maddi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminatın davalı ... yönünden kabulüne, davalı . şirketi yönünden reddine Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; maddi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminatın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in sürücüsü ve maliki olduğu, davalı ... şirketinin ise Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (...) Poliçesi ile sigortacısı olduğu ... plakalı aracın 22.10.2013 tarihinde yaya olarak karşıdan karşıya geçmek isteyen davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek bu kaza nedeniyle davacının uğradığı üzüntü ve geçirdiği psikolojik travmalarla ilgili olarak 5.000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları baki kalmak kaydı ile 5.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının ağır değil basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralandığını, davacı yayanın yolun sağında duran otobüsün önünden aniden yola fırladığını, mesafe çok kısa olduğundan davalının fren yaptıysa da sonuç alamadığını, kendi can güvenliğini tehlikeye atan davacının kusurlu olduğunu, davalının kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. 2.Davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat talebinden doğan sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bu tür poliçeler ile üçüncü kişiler için haksız zenginleşmenin bir yolu olmayıp bu şahısların maruz kaldıkları gerçek zararın teminat altına alındığını, kusur ve zarar durumunun tespiti ve güçten kalma durumları, davacının dosyaya sunacağı gelir durumu, veraset, tutanaklar ve diğer somut deliller eşliğinde yapılacak bilirkişi incelemeleri neticesinde belirlenip, ispat olunabilecek talepler olduğunu, davacı yanın davadan önce müvekkli şirkete başvurusunun bulunmadığını, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, dava açılmasına da sebebiyet vermediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.06.2016 tarih, 2015/624 esas, 2016/427 karar sayılı kararı ile davacının iddialarının ispatı ve davanın dayanağını teşkil eden yaralamalı trafik kazasındaki kusur durumunun belirlenmesi bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, ara karar ile de, davacı vekiline belirlenen bilirkişi ücreti delil avansını ikmal için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 324 üncü maddesi uyarınca iki haftalık kesin mehil verildiği ancak verilen süre içerisinde ve sonrasında bildirilen delil avansı ikmal edilmemesi nedeniyle davanın ispat edilemediği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 07.05.2019 tarih ve 2016/13968 Esas, 2019/5637 Karar sayılı ilamı ile; "...Mahkemece ceza dosyasının aslı getirtilerek öncelikle dosyanın kesinleşip kesinleşmediğine bakılmak suretiyle, dosya içerisinde kaza tespit tutanağı bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, kaza tespit tutanağının bulunması halinde, bu tutanağın; dosya içerisinde bulunduğu belirtilen 13.03.2015 tarihli bilirkişi raporu ile çelişip çelişmediği hususu değerlendirildikten sonra, çelişki var ise bu çelişkiyi gidermek amacıyla kusur raporu alınması gerekirken, belirtilen hususlar değerlendirilmeden kusura ilişkin bilirkişi raporu alınması için belirlenen ücretin kesin süre içerisinde yatırılmaması gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu trafik kazası tespit tutanağı ile ceza dosyası kapsamında alınan 13.03.2015 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişki bulunması nedeniyle, çelişkinin giderilmesi ve davaya konu trafik kazasındaki kusur durumunun tespiti bakımından Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 13.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı sürücü ...'in %80 oranında kusurlu olduğu, davayı yaya ... ve yaya ...'ın %20 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği davacı vekili, maddi tazminatın davalı ... tarafından müvekkiline ödendiğini, bu nedenle daha önce her ne kadar maddi tazminat talepli davadan feragat ettiklerini beyan etmişlerse de vekaletnamelerinde feragat yetkileri bulunmadığını, sigorta şirketince taraflarına ödeme yapılması nedeniyle maddi tazminat talepli davalarının konusuz kaldığını beyanla maddi tazminat talepleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini, manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini beyan ettiği tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporları birlikte değerlendirilerek; davalı ... tarafından sunulan 29.01.2021 tarihindeki maddi tazminat kalemlerinin davacıya ödendiği ve işbu dilekçe ekindeki ibraname, ödeme dekontları ile davacının da davanın konusuz kaldığına ilişkin beyanı dikkate alınarak, maddi tazminat talepli dava yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği her ne kadar davacı vekili 11.03.2021 tarihli celsede feragat beyanında bulunmuşsa da vekaletnamesinde feragat yetkisi olmadığından feragat beyanının hükme esas alınmadığı kaza tarihi, kazanın oluşumundaki kusur oranları, olayın özelliği, davacının yaralanmasının niteliği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve paranın satın alma gücü birlikte ele alınarak, kaza nedeniyle bedensel bütünlüğü zedelenen davacının kaza sonrası tedavi gördüğü süre içerisinde çektiği acının bir nebze olsun giderilebilmesi amacıyla ve bir tarafın haksız yere zenginleşmesine yol açmamak kaydıyla, hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin yerinde olacağı, davacının manevi tazminat talepli davasının kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın sürücü sıfatına haiz davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, faiz talebi olmadığından hükmedilen tutara faiz işletilmemesine karar verildiği manevi tazminat ... poliçesinde teminat olarak belirtilmediğinden davalı ... şirketine karşı açılan manevi tazminat davasının ise poliçe kapsamında bulunmamasından dolayı sorumluluğu bulunmadığından reddi gerektiği gerekçesiyle; maddi tazminat talepli davanın konusuz kalması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davalı Groupama Sigorta A.Ş.'ye karşı açılan manevi tazminat talepli davanın reddine, davalı ...'e karşı açılan manevi tazminat talepli davanın kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın maddi tazminat yönünden davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmının usul ve yasaya açıkça aykırı olması nedeni ile kaldırılması gerektiği, konusuz kalmış olması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilen maddi tazminat talepli davada, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen ve davanın açıldığı tarihte haklı olan davacı müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, manevi tazminat yönünden davalı Groupama Sigorta A.Ş. lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik hükmün taraflar arasındaki sulh protokolü uyarınca davalının bu yönde bir talebi olmaması nedeni ile kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı vekilinin feragat konusunda yetkisinin olmamasının ibranamenin geçersizliği sonucunu doğuracağını, maddi tazminatın reddi yönünden sadece taraflarına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken her iki davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin yerinde olmadığını, zira sulh protokolü gereği davalı ... lehine vekalet ücreti verilmemesi gerektiğini, yargılama giderlerinin hatalı belirlendiğini, davacının sürekli maluliyetinin olmaması, sürekli bakıma muhtaç olmaması nedeniyle manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini belirterek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ...'in sürücüsü ve işleteni, davalı ... şirketinin ise Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile sigortacısı olduğu aracın, 22.10.2013 tarihinde davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi, delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri 3. Değerlendirme 1..Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile maddi tazminat yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinde isabetsizlik olmamasına, manevi tazminat miktarının olayın oluş şekli, olay tarihi gibi olgular gözetildiğinde yerinde olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü tüm temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2.Dosyanın incelenmesinde, davacı vekili ile davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekili arasında 02.10.2017 tarihli sulh protokolü-ibraname başlıklı belge düzenlendiği, bu belgenin her iki tarafça imzalandığı, sulh protokolüne göre davaya konu trafik kazası nedeniyle davalı ... şirketince davacı tarafa maddi tazminat kapsamında ödeme yapıldığı, ödemenin davacı tarafın kabulünde olduğu, tarafların maddi tazminat alacağı ve fer'ileri ile yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda anlaşmaya vardıkları belirlenmiştir. Mahkemece bu durumda, kendini vekille temsil eden taraflar yararına vekalet ücreti takdir edilirken ve yargılama giderlerine hükmedilirken, davacı vekili ile davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekili arasındaki 02.10.2017 tarihli sulh protokolü-ibraname başlıklı belgenin içeriği de esas alınmak suretiyle hüküm tesis edilmesi gerekirken sulh protokolü dikkate alınmadan vekalet ücreti ve yargılama giderleri takdir edilmiş olması doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenle kabul edilerek kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.