Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24530 E. 2023/1630 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/24530
- Karar No
- 2023/1630
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/749 E., 2021/1538 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret/Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/171 E., 2018/1125 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.09.2012 tarihinde davacının yönetimindeki araç ile davalı ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davacının ... - ... Ortaklığı ile 05.12.2011 tarihinden itibaren silindir kapak ve torna tesfiye atölyesinin ortağı olduğunu, bu alanda ustalık belgesine sahip bulunduğunu, dava konusu olay sonrası kendi yerine bir işçi çalıştırmak zorunda kaldığını, bir kısım tedavi giderleri SGK tarafından karşılanmış ise de karşılanmayan ve kendisi tarafından yapılan tedavi giderleri olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 17.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.000,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinin poliçe limiti ve temerrüt tarihinden itibaren yasal faizle, diğer davalılar olay tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemini toplam 179.897,49 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere poliçe teminat limiti olan 225.000,00 TL ile sınırlı bulunduğunu, kusur ve maluliyet oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, kalıcı maluliyet tazminatı belirlenirken bilinen ücretin, bilinen ücret yoksa asgari ücretin hesaplamaya esas alınması gerektiğini, tedavi giderleri ile ilgili sorumluluğun 6111 Sayılı Kanun gereği SGK Başkanlığına ait olduğunu, geçici iş görmezlik ve bakıcı giderlerine yönelik taleplerin teminat kapsamında olmadığını, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davacının sürekli ve geçici iş göremezlik durumunun tespiti amacıyla Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda davacının %45 oranında sürekli maluliyeti olduğunun ve iyileşme süresinin 18 ay olduğunun bildirildiği, konusunda uzman bilirkişiden alınan kusur raporu ile meydana gelen kazada davalı sürücü ...'ın %75 oranında, davacının ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının zararının PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak belirlendiği, davacının gelirine ilişkin yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporuna göre gelirin asgari ücretin üstünde olmadığının anlaşıldığı, olayın oluş biçimi, kusur durumu ve davacının yaralanması gözetilerek uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 169.252,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.644,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 180.896,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmolunan maddi tazminata davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 30.04.2014 tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 23.09.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 12.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının hem ustalık hem de usta öğreticilik belgesi bulunduğunu, kendine ait bir işyeri açmadan önce işçi statüsü ile almış olduğu ücretin Ankara 4.İş Mahkemesinin 2008/227 sayılı dosyasında tespit edildiğini, söz konusu mahkeme dosyasında belirlenen ücretin tanık ifadelerine göre değil, işverenin banka şubesine verdiği yazılı belge doğrultusunda belirlendiğini, kendine ait işyeri açan davacının vergi levhasına göre yıllardır sürdürdüğü işinden elde ettiği gelirin, işçi ücretinden az olmasının beklenemeyeceğini, dolayısı ile asgari ücrete göre hesap yapılmasının hakkaniyete ve hayatın olağan akışına uygun olmadığını, ceza dosyasında, davalı araç sürücüsünün alkollü olduğunun, kaza saati ile alkol muayenesi saati arasında geçen zamanın belli olduğunu, bu zaman aralığının dikkate alınmadığını, alkol oranının 0,50 promilin altında olduğu gerekçesi ile kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleştiğinin kabul edilmediğini, raporda asgari ücrete gelecek zam oranının %10 olduğu varsayımı ile hesap yapıldığını, oysa son iki yılda asgari ücrete daha yüksek oranlarda zam geldiğini, bu noktada süresi içerisinde rapora itiraz edildiğini, hesap bilirkişisinden ek rapor alınması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen kusura ilişkin rapor ve ek raporda, davacının sarı fasılalı, davalı sürücünün kırmızı fasılalı trafik ışığında kavşağa girdiğinin, davacının kavşağa yaklaştığında, hızını azaltmayarak normal seyir hızı ile kavşağa girmesi nedeniyle olayda %25 oranında tali kusurlu olduğunun belirlenmesi, kaza tespit tutanağında da aynı nedenlerle sürücülere kusur izafe edilmesi, kusur durumunun birbirini teyit etmesi, davalı sürücünün olay anında alkollü olmasının kazanın oluşuna dair kusur oranının tespitinde sonuca etkili olmaması, kaldı ki, alkol raporunda saat belirtilmediğinden arada geçen sürenin belirli olmaması, davacının kaza nedeniyle yaralanması nedeniyle kendi yerine çalışacak elemanı asgari ücret karşılığında işe aldığının belirlenmesi, bu elemanın fikri ve bedeni katkısının en az asgari ücret karşılığı olduğunun kabulü ile tazminat hesabı yapılması, mali müşavir bilirkişi marifeti ile davacının işyerine ait ticari defter ve gelir faturaları üzerinde yapılan inceleme sonucu asgari ücret kadar dahi net geliri olmadığının tespit edilmesi, tazminat hesabında kaza tarihi ve geriye doğru azami 6 aylık gelirin esas alınması, davacı tarafın dayanağı söz konusu mahkeme dosyasında 1994 ila 2007 yılları arasındaki çalışmasının ve gelirinin değerlendirilmesi, davalı tarafın, davacının kaza nedeniyle uğradığı gerçek zarardan sorumluluğunun bulunması, davacının ustalık belgesi bulunması, yan delillerle desteklenmedikçe usta kazancı sağladığını somut şekilde ispatlayamaması, tazminat raporunda %10'luk artış ve azalmanın progresif rant sisteminin uygulanması sebebiyle yapılması, asgari ücretin %10 oranında artırılmasının söz konusu olmaması, kusur ve tazminata ilişkin raporların dosya kapsamına, kazanın oluş şekline, denetime ve hükme elverişli bulunması ve mahkemenin gerekçesine göre yerel mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, işleteni ve sürücüsü olduğu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucundan davacının yaralanmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu, 51, 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85 inci ve 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davacının zararının asgari ücret esas alınarak belirlenmesinin yerinde olmasına, davalı sürücünün kazada asli kusurlu olmasına ve kaza sırasında alkollü olmasının sonuca etkili olmamasına, davacının zararının Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde progresif rant yöntemine göre belirlenmesi ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.