Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/23900 E. 2024/9714 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/23900
Karar No
2024/9714
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/144 E., 2021/690 K. DAVA TARİHİ : 07.03.2019 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi / İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/82 E., 2020/388 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... aleyhine yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını 19.08.2015 tarihinde davalı Baybor Yapı Malzemeleri Ltd. Şti'ne, bu şirketinde 22.10.2015 tarihinde davalı Gimsa İnşaat Malzemeleri Ltd. Şti'ne, onun da 08.02.2017 tarihinde davalı Şanal Petrol Ltd. Şti'ne sattığını belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Şanal Petrol ve Otomotiv Sanayi Ürünleri Pazarlama A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava değerini 10.000,00 TL olarak belirlediğini, davanın takip değerinin 2.772.991,54 TL olduğunu, harcın tamamlattırılmasının gerektiğini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, eldeki davanın İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, takip tarihinde kesinleşmiş ve taraflar arasında gerçek bir alacağın bulunmadığını, davacının davalı ... Varol'dan takipten kaynaklanan bir alacağı bulunmadığını, davasına dayanak kıldığı takibin borçlusu davalı ... Varol olmayıp davalının ortağı olduğu Koray Makina Nakliye İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğunu, ortağın şirket alacaklarına karşı doğrudan bir sorumluluğu bulunmadığını, davalı ... Varol'un dosya borcuna kefil olduğunu, alacaklılarla danışıklı hareket ettiğini, usulüne uygun düzenlenen aciz vesikasının bulunmadığını, müvekkili şirketin yapmış olduğu alımın gerçek bir işlem olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Gimsa İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticraret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava dilekçesinde özetle Koray Makina Nakliye İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden cari hesap alacağı kapsamında alacaklı olduğunu, bu alacağa istinaden İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün 2018/29700 esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, bu takip kapsamında davalı ... Varol'un dosya borcuna kefil olduğunu, hacze kabil mal bulunmadığından tasarrufun iptali davası açmak zaruriyetinin hasıl olduğunu iddia ettiğini, öncelikle davacının harcı tamamlaması gerektiğini, müvekkilinin davaya konu taşınmazı hukuka uygun olarak iktisap edip sattığını, davacı taraf yalnızca Baypor Yapı Malzemeleri Sanayi ve Limited Şirketine yapılan satışın iptalini talep ettiğini, dava dilekçesindeki talebin davalı Baypor'a yapılan satışla sınırlandırıldığını, taşınmazı satın alan müvekkilinin uzun bir süre sonra dava konusu taşınmazı 08/02/2007 tarihinde davalı Şanal Petrol'e sattığını, müvekkili şirket ile davalı Baypor Şirketi arasında gerçekleşen satış işleminin usul ve yasaya uygun olarak yapıldığını, müvekkilinin taşınmazı davalı ... Varol'dan almadığını, müvekkilinin Koray Makine ve alacaklıları arasındaki ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığını, davalı ... Varol'un kefaletinin hukuken geçersiz olduğunu, bu nedenle de davanın reddinin gerektiğini, dava konusu taşınmazın iktisap edilme tarihinin borcun doğumundan önce olduğunu, bu davanın alacaklı ve borçluları ortak muvazaalı tasarrufu sonucunda kötü niyetli olarak ikame edildiğini, bu nedenle açılan bir çok davanın mevcut olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar adına usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, süresinde cevap vermemişler ve delil bildirmemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, borcun 18.02.2016 tarihinde doğduğu, dava konusu tasarrufun ise bu tarihten önce 19.08.2015 tarihinde yapıldığı, bu hali ile dava koşullarının olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde ,tasarrufun iptali davalarında kefil söz konusu olsa dahi borcun doğum tarihinin sözleşmenin imzalandığı tarih olarak esas alınması gerektiğini, kefil yönünden borcun doğum tarihinin kefil olduğu tarih değil asıl borçlu ile alacaklı arasında daha önce imzalanmış olan sözleşmenin tarihi olduğunu, buna göre iptali talep edilen tasarrufun borcun doğumundan sonra yapıldığını belirterek İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın davalı borçlu ... tarafından 19/08/2015 günü devredildiği, borçlu ...'ın 27.09.2018 günü yapılan hacizdeki kefaletinin ise bu tarihten itibaren hüküm ifade ettiği, böylece iptali istenen tasarrufun borcun doğumundan önce yapıldığının anlaşıldığından, davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde belirttiği itirazları tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme Dava İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için alacaklının borçluda gerçek bir alacağının olması, borcun tasarruftan önce doğması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması ve borçlu hakkında alınmış aciz belgesinin bulunması gereklidir. Somut olayda, davacı alacaklı 25.07.2018 tarihinde 18.02.2016 vadeli cari hesap ilişkisinden doğan 2.293.207,15 TL alacağın tahsili için dava dışı Koray Makine Ltd.Şti hakkında takip başlatmıştır. Borçlu şirketin adresine 27.09.2018 tarihinde haciz için gidildiğinde, şirket yetkilisi ... icra borcuna kefil olmuştur. Bu kez ... hakkında takip yapılmış ve kesinleşmiş, anılan borçlu adresinde 14.02.2019 tarihinde yapılan hacizde hacze kabil mal bulunamamıştır. Davalı ... yönünden borcun doğum tarihi ortağı ve kefili olduğu Koray Makine Ltd.Şti borçlandığı tarih olarak kabulü gereklidir. Davacı vekili borcun 01.01.2015 tarihinde başlayan cari hasap ilişkiden doğduğunu iddia etmiştir. Bu durumda, mahkemece borcun doğumuna ilişkin temel ilişki konusunda tarafların bildireceği deliller toplanarak ve gerektiğinde dava dışı şirketin ticari defteri üzerinde inceleme yaptırılarak borcun, iptali istenen 19.08.2015 tarihli tasarruftan önce doğup doğmadığı araştırılmalıdır. Öte yandan, borçlunun adına kayıtlı taşınmaz mal varlığı iddiası da dikkate alınarak, taşınmazların tapu kayıtları, üzerindeki takyidatları gösterir şekli ile celp edilerek borçlunun aciz halinin var olup olmadığı da araştırılarak, dava ön koşullarının bulunduğunun saptanması halinde, işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/23900, K. 2024/9714, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-23900-e-2024-9714-k-35ec1cbe99e3