Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/23705 E. 2023/2076 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/23705
- Karar No
- 2023/2076
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/692 E., 2021/694 K. SAYISI : 2021/İHK-26619 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü - İtirazın reddi SAYISI : K-2021/90577
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.09.2012 tarihinde, davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında karşı taraf araç sürücüsü olan davacının yaralanarak malul kaldığını, kazadan sonra davacıya %1 maluliyet oranı üzerinden 4.800,00 TL ödeme yapılmışsa da davacının maluliyetinin zamanla arttığını, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 18.01.2021 tarihli raporda davacının maluliyetinin %10,3 olarak belirlendiğini belirterek, belirsiz alacak davası olarak, 4.000,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik, 750,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 250,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere 5.000,00 TL'nin davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, bila tarihli dilekçeyle talebini 154.778,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.990,75 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.410,75 TL geçici bakıcı gideri olarak artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Uyuşmazlık Hakem Heyetine yaptığı bir başka başvuruda başvurunun usulden reddine karar verildiğini, bu nedenle başvurunun kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, uyuşmazlık mahkemeye intikal ettiğinden başvurunun reddi gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, ibraname ile ödenen tazminatın zararı karşıladığını, poliçeden kaynaklanan sorumluluğun yerine getirildiğini ve son bulduğunu, davacının iş gücü ve vücut fonksiyon kaybı iddiasının ispata muhtaç olduğunu, kusur durumunun tespiti gerektiğini, usulüne uygun başvuru yapılmadığından temerrüde düşülmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülü uygulanmak suretiyle düzenlenen aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda başvurunun kabulü ile 158,00 TL'nin 02.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, Fethiye 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/56 Esas sayılı dava dosyası ile dava konusu olaya ilişkin yapılan yargılama sonucunda davacının %1 oranında malul kaldığının tespit edildiğini, davacıya bu dosya kapsamında 4.800,00 TL ödeme yapılmasının ardından davacının feragat beyanı üzerine davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, Sigorta Tahkim Komisyonunun 2020.E.13074 K-2020/60256 sayılı dosyasında Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından 5684 sayılı yasanın 30/14 maddesinde düzenlenen Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamayacağı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verildiğini, davacının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti'nin 2020.i.18020 2021/İHK-7 sayılı dosyasında yüzdeki yaralanmanın kaza anında oluştuğu, artan maluliyet olarak değerlendirilemeyeceği gerekçeyle itirazın reddine karar verildiğini, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, şu halde başvurunun reddi gerektiğini, kaldı ki talebin zamanaşımına uğradığını, ibraname ile ödenen tazminatın zararı karşıladığını, poliçeden kaynaklanan sorumluluğun yerine getirildiğini ve son bulduğunu, usulüne uygun maluliyet raporu sunulmadığını, raporda artan maluliyet olgusunun ispatlanmadığını, aktüer bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davalı şirketin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde açıkladığı ve re'sen ele alınacak nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1.Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından aynı olaya ilişkin Fethiye 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/56 Esas sayılı dosyasında maddi tazminat davası açıldığı, davalının Ray Sigorta A.Ş. olduğu, tarafların anlaşması üzerine davacının yaralanması nedeniyle 4.800,00 TL tazminat ödenmesi sonucu davacının davadan feragat ettiği, mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrasında "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Somut olayda, aynı olaya ilişkin davacı tarafından Fethiye 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/56 Esas sayılı dosyasında maddi tazminat davası açıldığı dikkate alındığında 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası gereğince başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir. Davacının eldeki davada maluliyetin zaman içinde arttığı gerekçesiyle tazminat talebinde bulunduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne karar verildiği ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin karara itirazının reddedildiği, sayın çoğunluk tarafından 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/14 üncü maddesi gereği uyuşmazlığın daha önce mahkemeye intikal ettiği ve bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulduğu görülmektedir. Davacı artan maluliyet iddiası ile daha önce Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2020.E.13074 ve 2020/60256 K. sayılı dosyası ile talepte bulunmuş, bu davada 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/14 üncü maddesi gereği verilen usulden red kararına yapılan itiraz da reddedilmiş ve karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Bu nedenle, tarafları- konusu- dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar bulunduğu gözetilerek kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun 5684 sayılı Kanun'un 30/14 üncü maddesi gereği usulden red kararı verilmesi şeklindeki bozma gerekçesine katılmıyorum.