Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/23671 E. 2024/766 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/23671
Karar No
2024/766
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/295 Esas 2021/1051 Karar DAVACILAR : 1.... 2. ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 31.08.2016 HÜKÜM/KARAR : Kabul/ Davalının İstinaf Talebinin Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİH : 19.06.2018 SAYISI : 2016/898 Esas 2018/635 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ün eşi ve davacı ...'ün babası olan ...'ün yolcu olarak bulunduğu, sürücüsü ... olan... plakalı aracın 12.09.2015 tarihinde yaptığı tek taraflı kaza neticesinde vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldıklarını, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili davacı ... için talebini 127.104,62 TL, davacı ... için 43.161,09 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya eksiksiz evrak ile başvuru yapılmadığını, usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, kusur oranı ve teminat miktarı kadar sorumlu olabileceklerini, davacılara ibraname karşılığında 87.101,00 TL ödeme yapıldığını, sorumluluklarının kalmadığını, ibranamenin iptal şartlarının somut olayda mevcut olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, davanın, araç sahibi ve sürücüsü ...'a ihbarını talep ettiklerini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizin esas alınarak ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafık kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların 12.09.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde desteklerinin vefat etmesi nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı talep ettikleri, alınan bilirkişi raporu ile eş Ayfer için 127.104,62 TL, davacı ... için 43.161,09 TL tazminat belirlendiği, davacıların zararlarının bir kısmının davalı tarafından giderildiği ve iki yıllık süre içinde taleplerini ileri sürdükleri bu yönü ile ibranamenin makbuz hükmünde kabul edildiği, davacının taleplerini artırdığı gerekçesi ile davanın kabulü ile davacı ... için 127.104,00 TL, davacı ... için 43.161,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 01.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının eksik belgelerle yaptığı başvurunun geçersiz olduğundan dava şartının yerine getirilmediğini, davaya konu olay için hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının avukat tarafından hazırlanarak söz konusu bilirkişi aktüer hesaplaması hususunda gerekli bilgi, birikim ve mesleki tecrübeye haiz olmadığını ve bu yönde mahkemeye sunulan bilirkişiye itiraz dilekçesinin dikkate alınmadığını, kaza tarihi itibari ile 01.06.2015 tarihinden sonra gerçekleşmiş kazalar için açılmış olan davalarda ZMSS Yeni Genel Şartlarının uygulanması gerektiğini, söz konusu davanın açılış tarihi, yeni genel şartların yürürlük tarihi olan 26.04.2016 tarihinden sonra gerçekleştiğinden hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşımasına ilişkin indirim yapılması gerektiğini, hesaplama yapılırken anne ve babanın pay oranlarının hesaplamaya dahil edilmediğini, söz konusu kazaya sebebiyet veren YP5NVT İngiltere plakalı aracın neden olduğu kaza ile ilgili olarak davanın Motorlu Taşıtlar Bürosuna ihbarı gerektiğini, söz konusu aracın yeşil kart poliçesinin varlığı sorulmadan esasa girilmesinin hatalı olduğunu, mahkeme tarafından Motorlu Taşıtlar Bürosundan söz konusu İngiltere plakalı aracın zorunlu olarak yapılması gereken yeşil kart poliçesinin hangi şirketten olduğunun sorulması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların desteklerinin 12.09.2015 tarihli kazada vefatı nedeni ile destek tazminatı talep ettikleri, dava açılmadan önce davalı tarafından 87.101,00 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, bu durumda başvuru şartının yerine getirilmediği itirazının yerinde olmadığı, kazaya karışan aracın Yeşilkart sigorta kaydının bulunup bulunmadığının sorulduğu ve bulunmadığı yönünde cevap verildiği, tarafların kendilerine tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz etmediği, bu durumun karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturacağı, davalının rapora ve bilirkişiye süresinde itiraz etmediği, ancak müteveffanın ve araç sürücüsünün arkadaş oldukları, eğlenmek için bir arada bulundukları, ayrıca araca binmeden önce alkol aldıklarının anlaşılmasına göre hatır taşıması için %20, müterafık kusur indirimi için %20 oranında indirim uygulanması gerektiği, gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacı ... için 81.346,56 TL, davacı ... için 27.623,04 TL destekten yoksun kalma tazminatının 01.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortasız aracın karıştığı 12.09.2015 tarihli trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51,52 ve 53'üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371, 352 ve 352 nci maddesinin 1. Fıkrasının b bendi maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Davacı ... yönünden; Miktar ve değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, HMK'nın 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde, anılan Kanunu'nun 366 ncı maddesi atfıyla 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz delikçesinin reddine karar vermek gerekir. HMK'nın 362/1.a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 Sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK'ya eklenen ek 1 inci maddesinde öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2021 yılı için 78.630,00 TL’dir. Anılan kural gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 78.630,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir. Somut olayda dava dilekçesinde, davacı ... için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiş, talep artırım dilekçesi ile 43.161,09 TL olarak artırılmıştır. İlk Derece Mahkemesi davacı ... için 43.161,00 TL destekten yoksun kalma tazminatına karar vermiş, davalı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi davacı ... için 27.623,04 TL destekten yoksun kalma tazminatına karar vermiştir. Bu karara karşı davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur. Somut olayda; ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her bir dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davacı ... yönünden davalı aleyhine hükmedilen ve temyize konu edilen miktar, yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kaldığından, davalı vekilinin davacı ...'e yönelik temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-(a) maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı vekilinin, davacı ... yönünden temyizine gelince; Davacılar, desteklerinin yolcu olarak bulunduğu yabancı plakalı aracın 12.09.2015 tarihinde yaptığı tek taraflı kaza neticesinde vefat etmesi nedeni ile tazminat talep etmişlerdir. Dosya içine Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği tarafından 21.05.2021 tarihinde gönderilen yazıda kazaya karışan yabancı plakalı aracın yeşilkart sigortası bulunmadığı belirtilmiş olması nedeni ile davalı ... aleyhine karar verilmiştir. Müteveffanın anne ve babası tarafından aynı kaza ile ilgili olarak İstanbul 9 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1014 Esas, 2020/810 Karar sayılı dosyası ile önce Güvence Hesabına yönelik tazminat talebinde bulunulmuş, akabinde Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosunun 02.04.2019 tarihinde dosyaya gönderdiği yazıda kaza yapan YP54NVT plakalı araca ait yeşilkart sertifikasının mevcut olmadığı ancak daha sonra yabancı araç için poliçe düzenleyen İngiltere'deki sigorta şirketinin Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosu tarafından onaylanan temsilcisi Van Ameyde Hasar Hizmetleri Limited Şirketine yeşil kartın kaza tarihinde geçerliliğine ilişkin teminat onayını ilettiği ve Büroyu bu konuda bilgilendirdiğinin belirtilmesi üzerine davacı vekili tarafından 14.05.2019 tarihli dilekçe ile kaza yapan araca ait yeşil kart sigortacısının bulunmadığı bilgisinin kendilerine verildiğini ve davanın Güvence Hesabına karşı ikame edildiği, gelen yazı üzerine aracın yeşil kartının bulunduğunun anlaşılması ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 124'üncü maddesi uyarınca iradi taraf değişikliği yaparak davayı Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosuna yöneltmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi 08.12.2020 tarihli kararında Güvence Hesabını davalı taraf olarak göstermişse de 04.01.2021 tarihli kararın tashihi ile davalının Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosu olduğu belirtilerek destek tazminatına hükmetmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 16.02.2023 tarih 2021/711 Esas, 2023/273 Karar sayılı ilamı ile davalı Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosu aleyhine destek tazminatına kesin olarak karar verilmiştir. Aynı kazaya ilişkin olarak İstanbul 9 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1014 Esas, 2020/810 Karar sayılı dosyasında davalı Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosu iken, somut dosyamızda Güvence Hesabıdır, anılan dosyanın da değerlendirilerek yabancı plakalı araca ait yeşilkart sigortası da incelenerek davalı ... Hesabına husumet yöneltilip yöneltilmeyeceği hususunun değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır. 3.Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; desteğin çocuğu yok ise gelirini eşi ile eşit paylaşacağı kabul edilerek gelirden destek ile eşin %50’şer pay alacağı; desteğin çocuğu var ise destek ile eşin 2’şer, her bir çocuğun 1’er pay alacağı; desteğin eşi, çocuğu, ana ve babası var ise destek ile eşin 2’şer, çocuklar ile ana ve babanın 1’er pay alacağı kabul edilmektedir. Türk aile yapısıyla da uyumlu olan bu sistemde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri (özellikle çocuklar) arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, azaldıkça gelirden alınacak pay artmaktadır. Yine istikrarlı uygulamamız gereğince; çocukların pay dağılımından çıkması durumunda, bu çocuğun payı destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılmakta, ana ve babaya verilmemektedir. Ana ve babadan birinin pay dağılımından çıkması hâlinde ise payı diğerine aktarılmakta, ana ve baba ile çocukların tamamının pay dağılımından çıkması durumunda ise desteğin gelirini eşi ile eşit paylaşacağı varsayımı ile gelirden destek ile eşin %50’şer pay alacağı kabul edilerek tazminat hesaplanmaktadır. Destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine bir kısmını da eş, çocukları ile sağ olan ana ve babasına ayıracağı varsayıldığından destekten yoksun kalanlardan bir kısmının destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmadığı durumda, talepte bulunmayan kişilerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir. Somut olayda ise; hesap raporunda müteveffanın geliri 5 pay kabul edilmiş bunun 2/5 desteği, 2/5 eşe,1/5 ise kızına ayrılmış, anne ve babasına pay ayrılmadan hesaplama yapılmıştır. Dairemizin yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda ifade olunan destek payları esas alınmak suretiyle bilirkişiden ek rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) davacıların talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. 4. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) nolu bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacı ... yönünden miktardan REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, 3.Değerlendirme bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/23671, K. 2024/766, T. 22.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-23671-e-2024-766-k-4e9bdbc71947