Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/23642 E. 2023/1682 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/23642
Karar No
2023/1682
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/3180 E., 2017/3180 K. SAYISI : 2017/İHK-2086 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun reddi - İtirazın reddi SAYISI : K-2017/13591 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.05.2016 tarihinde, davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ticari aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında yolcu konumunda bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını, kaza her ne kadar iş kazası ise de davacının 2017 yılında yaşlılık aylığı almaya hak kazanacağını, bu nedenle bu kaza nedeniyle hak kazandığı sürekli iş göremezlik geliri aylığı için başvuruda bulunmayacağını, başvuru yapmasının zorunlu olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından iş kazalarına yönelik tazminatın ödenmesi için meydana gelen kaza nedeniyle müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunan davalı ... şirketine başvurulduğunu belirterek, SGK tarafından aylık bağlanmasına karar verilseydi bağlanacak aylığın peşin sermaye değeri hesaplanıp düşülmek suretiyle belirlenmesi talebiyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 5.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, başvurunun usulden reddi gerektiğini, aksinin kabulü halinde kusur ve maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin geçici işgöremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, müterafik kusur ve hatır taşıması gözetilerek tazminattan indirim gerektiğini, temerrüt oluşmadığından faiz işletilemeyeceğini, avans faizine hükmedilemeyeceğini, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili tarafından Denizli Devlet Hastanesi'nden alınan 08.06.2016 tarihli rapor sunulduğu, buna göre davacının özür durumuna göre tüm fonksiyon kaybının %25 olduğunun belirtildiği, maluliyet oranının haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi gerektiği, bunun için davacıya süre verildiği, rapor için Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na başvurulduğu, Hastane'nin cevabi yazısında raporun ancak kaza tarihinden 18 ay sonra, 21.11.2017 tarihinde düzenlenebileceğinin belirtildiği, bu durumda karar süresine yetişemeyeceğinin belirtildiği, başvuru sahibinden talep edilen raporun süresi içinde dosyaya sunulamayacağının anlaşıldığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; Denizli Devlet Hastanesi'nden alınan raporun usulüne uygun olduğunu, bu raporun değerlendirmeye alınmaması halinde hakem heyetince Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi'nden rapor aldırılmasını, süre aşımı olasılığı halinde ise süre yetmezliği yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek ... kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde açıkladığı ve re'sen ele alınacak nedenlerle ... kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliği'nin 16 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 20.05.2016 tarihinde meydana gelmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince; isabetsiz şekilde, kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan yönetmelik hükümlerine göre rapor hazırlanması yönünde ara karar oluşturulmuş, ayrıca taraflara süre uzatımına muvafakat edip etmedikleri sorulmadan, usulüne uygun maluliyet raporu sunulmadığı, tahkim yargılamasını sonuçlandırmak için gerekli sürede de sunulamayacağının anlaşıldığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde davacının yerleşim yerine en yakın yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 2.Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın saklama kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/23642, K. 2023/1682, T. 13.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-23642-e-2023-1682-k-2f7565fc8f7e