Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/23341 E. 2023/7711 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/23341
- Karar No
- 2023/7711
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/372 E., 2021/292 K. BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : Altunhisar Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar-karşı davalılar vekili ile asıl ve birleşen davada davalı, asıl davada karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar-karşı davalılar vekili asıl dava dilekçesinde; davalı ...'ın 12.6.2009 tarihinde sevk ve idaresindeki araç ile ...'ın kullandığı motosiklete çarptığını ve ölümüne sebebiyet verdiğini, zorunlu trafik sigortası yapan Groupama Sigorta AŞ'nin kazada sigorta hükümleri uyarınca müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğunu, davalıyı istihdam eden Boehringer Ingelheim İlaç Tic. A.Ş.'nin de istihdam eden sıfatı ile müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, ...'nın vefatı sebebiyle ailesi ...'nın desteğinden yoksun kaldıklarından destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin masraflarının tazmini ve manevi tazminat talebi için mahkemeye başvurduklarını, ...'nın ailesinin tarlasına baktığı kadar dedesinin tarlalarına da baktığını, tarlayı ekip sürdüğünü ve hasadı kaldırdığını beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, murisin baba ve annesi ...ve ... için 1.000,00'er TL maddi, 15.000,00'er TL manevi, dede ...ve kardeş ... için 1.000,00'er TL maddi 5.000,00'er TL manevi ve davacı diğer kardeşler için ise 7.000,00'er TL manevi tazminatın, maddi tazminatlar yönünden müteselsilen ve müştereken tüm davalılardan, manevi tazminatlar yönünden ise sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini, birleşen davada ise, müvekkillerinin müşterek yeğeni ...'nın vefat etmesi ile dayıları, halaları ve teyzesinin perişan olduğunu belirterek davanın kabulüne, her bir davacı için 10.000,00'er TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek bankalarca uygulanan en yüksek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP ve KARŞI DAVA Asıl davada davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekili dava dilekçesinde; asıl ve birleşen dosya davalıları Boehringer Ingelheim İlaç Tic. A.Ş. ve ... vekilleri, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Asıl davada karşı davacı ... vekili dava dilekçesinde; aynı olayı tekrarla 25.000,00 TL manevi tazminat, 1,00 TL maddi tazminatın asıl davada davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 01.07.2016 tarihli ve 2013/613 Esas, 2016/560 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabulüyle; davacı ... için 6.409,19 TL maddi, davacı ... için 6.409,19 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 12.06.2009'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davalılara verilmesine, davacılar ...ve ... için 10.000,00'er, davacı kardeşler ..., Selma, Hasan, Şaban ve ... için 4.000,00'er TL, davacı dede ...için 2.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 12.06.2009'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Boehringer Ingelheim İlaç. Tic. A.Ş ve davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara verilmesine, davacı ...'in maddi tazminat davası ile davalı-karşı davacı ...'ın karşı davasının reddine ve birleşen dosya davalarının reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 01.07.2016 tarihli ve 2013/613 Esas, 2016/560 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar ve asıl dosya karşı davalıları vekili, asıl ve birleşen dosyalar davalısı Boehringer Ingelheim İlaç Tic. A.Ş. vekili ile asıl ve birleşen dosyalar davalısı, asıl dosya karşı davacısı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 08.09.2020 tarih ve 2020/1426 Esas, 2020/4924 Karar sayılı ilamında; "...1-Asıl ve birleşen dosya davalıları Boehringer Ingelheim İlaç Tic. A.Ş. ve ... vekillerinin asıl dosyada davacı ... yönünden hükmolunan manevi tazminata yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; 6100 Sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2016 tarihinden itibaren 2.180,00 TL’ye çıkarılmıştır. Temyize konu kararda, davacı ... yönünden bu davalılar aleyhine hükmolunan manevi tazminatın 2.000,00 TL olduğu görülmektedir. Karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden, hüküm altına alınan manevi tazminat kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden; davalılar Boehringer İngelheim İlaç Tic. A.Ş. ve ... vekillerinin bu yöne ilişkin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava tarihi itibarıyla, davaya konu tazminat alacaklarının zaman aşımına uğramamış olmasına, asıl dosyada davacı ... yönünden talep edilen maddi tazminat ile birleşen dosya davalarının reddine ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen dosya davacıları ve asıl dosya karşı davalıları vekilinin yerinde görülmeyen tüm, asıl ve birleşen dosyalar davalısı Boehringer Ingelheim İlaç Tic. A.Ş. vekilinin (3) ve (4)nolu bentlerin, asıl ve birleşen dosyalar davalısı ve asıl dosya karşı davacısı ... vekilinin ise (4) nolu bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3-Dava trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle, ölenin yakınlarının, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53/3. maddesi gereği, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacı anne ve baba destek ...'nın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir.Destek kaza tarihinde destek 17 yaşındadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda pay dağıtımı; destek ...'nın yıllık gelirinin her iki davacı yönünden 21 yıl destek süresi kabul edilmek suretiyle 1/8'er olarak belirlenmiş olup, anılan hesaplama hatalıdır. Şöyle ki; Dairemiz uygulamalarına göre 18 yaşında gelir elde etmeye başlayan desteğin askere gideceği, askerlik görevini tamamladıktan sonra 2 yıl içinde evleneceği ve bir yıl sonra bir çocuğu daha sonra ikinci çocuğunun olacağı varsayılarak hayatın olağan akışına göre bekar olarak ölen çocuğun ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki eşe iki anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16’şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya %12,5’er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekeceği, Dairemizin yerleşik uygulaması gereği olup, açıklanan hususlar göz önüne alınmaksızın düzenlenen, Daire uygulamasına aykırı hesap bilirkişisi raporu doğru görülmemiş olup, bozmayı gerektirmiştir. 4-Davacılar vekili, dava konusu kaza sonucu asıl dosya davacılarının oğlu ve kardeşleri olan ...'nın ölümünden dolayı duyduğu üzüntü nedeniyle, davacı için toplam 70.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuş; mahkemece talebin kısmen kabulüne karar verilerek hükümde belirtilen miktarlarda manevi tazminata karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 56.(818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47.) maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. O halde mahkemece; meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle duyduğu acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; kazanın meydana geliş şekli,kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve kazanın meydana geldiği tarih ve olay tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurularak asıl dosya davacıları anne-baba ve kardeşler için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan, yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dosyalar davalıları Boehringer Ingelheim İlaç Tic. A.Ş. ve ... vekillerinin, asıl dosyada davacı ... yönünden hükmolunan manevi tazminata yönelik temyiz dilekçelerinin, bu davalılar aleyhine hükmolunan manevi tazminata ilişkin kısım yönünden, mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle; asıl ve birleşen dosya davacıları-asıl dosya karşı davalıları vekilinin tüm, asıl ve birleşen dosyalar davalısı Boehringer Ingelheim İlaç Tic.A.Ş. vekilinin ve asıl ve birleşen dosya davalısı ve asıl dosya karşı davacısı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dosyalar davalısı Boehringer Ingelheim İlaç Tic. A.Ş. vekilinin,(4) nolu bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dosyalar davalısı ve asıl dosya karşı davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA," gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda hesaplama yapan aktüer raporunun usul ve denetime elverişli olduğu, manevi tazminatın hak ve nesafet kuralları çerçevesinde takdir edildiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile mahkemenin 16.03.2016 tarih ve 2012/193 Esas 2016/191 Karar sayılı ilamı ile tahsilde tekerrüre neden olmamak kaydıyla; davacı ...'in maddi tazminat talebinin kabulü ile 6.409,19 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 12.06.2009'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davacı ...'nın maddi tazminat talebinin kabulü ile; 6.409,19 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 12.06.2009'dan itibaren işletecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davacı ...'in manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 8.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 12.06.2009'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Boehringer Ingelheim İlaç. Tic. A.Ş. ve davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davacı ...'nın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 8.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 12.06.2009'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Boehringer Ingelheim İlaç. Tic. A.Ş. ve davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davacı ...'in manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 12.06.2009'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Boehringer Ingelheim İlaç. Tic. A.Ş. ve davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, davacı ...'nın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 12.06.2009'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Boehringer Ingelheim İlaç. Tic. A.Ş. ve davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 12.06.2009'dan itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Boehringer Ingelheim İlaç. Tic. A.Ş. ve davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 12.06.2009'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Boehringer Ingelheim İlaç. Tic. A.Ş. ve davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 12.06.2009'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Boehringer Ingelheim İlaç. Tic. A.Ş. ve davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... Duran'a verilmesine, davacılar vekilinin davasını davacı ... Uyanık yönünden takip etmediğini bildirdiğinden bu davacının talepleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...'in manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 12.06.2009'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Boehringer Ingelheim İlaç. Tic. A.Ş. ve davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, davacı ...'in maddi tazminat talebinin reddine, iş bu dosya ile birleşen Altunhisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/10 Esas sayılı davasının reddine; davacı ...'ın karşı davasının reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar-karşı davalılar vekili ile asıl ve birleşen davada davalı, asıl davada karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar-karşı davalılar vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatların ölüm sonrası yaşanılan acı karşısında aşırı düşük olduğunu, davacı ...'in davası reddedilmesi ile 1,00 TL vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. Asıl ve birleşen davada davalı, asıl davada karşı davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamında payların hatalı olduğu belirtilmesine rağmen ilk karardaki gibi 6.409,19 TL olarak destekten yoksun kalma tazminatı hükmedilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminatların fahiş olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatını aşar biçimde hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların işleteni, trafik sigortacısı ve sürücüsü olduğu araçların karıştığı çift taraflı kazada davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve manevi tazminat ile anne babası olan davacıların manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91,92 nci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeler ile bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre, davacılar-karşı davalılar vekilinin ve asıl ve birleşen davada davalı, asıl davada karşı davacı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 08.09.2020 tarihli bozma ilamından önce yürütülen yargılamada alınıp hükme esas kabul edilen 29.01.2015 tarihli aktüerya raporunda, 2015 yılı verilerine göre davacı anne ... ve baba ...için 6.409,19'ar TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış; mahkemece, anılan bedeller hüküm altına alınmıştır. Davalı sürücü ve işleten vekillerinin kararı temyizi üzerine, Dairenin bozma ilamında, maddi tazminatın hesap biçiminin uygun bulunmadığı vurgulanarak, karar davalı taraf yararına bozulmuştur. Bozma kapsamında yürütülen yargılamada; bozmadan önceki hükme esas alınan hesap raporundaki hataların düzeltilmesi için yeniden hesap raporu alınmış; davacıların, 30.11.2020 tarihli rapor ile (2020 verileriyle hesaplama yapan) belirlenen davacı ... için 15.086,16 TL olduğu, davacı ... için 16.853,90 TL tazminatı talep etme hakkı bulunduğu kabul edilmiş; ancak, ilk hükmün davacı tarafça temyiz edilmemiş olması nedeniyle miktarların kesinleştiği gerekçesiyle, ilk hükümdeki miktarlar hüküm altına alınmıştır. Mahkeme ilk hükmünün sadece davalı taraf lehine bozulduğu ve bozma ilamının kapsamı; davacı tarafın, ilk hükmü temyiz etmediği ve ilk hükme esas alınan 29.01.2015 tarihli hesap raporuna itirazının bulunmadığı; bozma ilamının kapsamında belirtilen yönler dışında 29.01.2015 tarihli raporda belirlenen tazminat miktarları için davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır. Her ne kadar mahkeme tarafından ilk hükümdeki miktar aşılmadan karar verilip usuli kazanılmış hakların korunduğu gerekçesine dayanılmışsa da, karar gerekçesinde davacıların tazminat alacağının 15.086,16 TL ve 16.853,90 TL olarak kabul edildiği ve güncel verilerle hesap yapan 30.11.2020 tarihli raporun hükme esas alındığının belirtildiği dikkate alındığında, bu kabulün usuli kazanılmış hakları ihlal edici nitelik taşıdığı açıktır. İlk hükmü temyiz etmeyen davacı lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artışın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uygulanmasıyla yeniden yapılan hesap ile, tazminatın ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde belirlenmesi, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edecektir (HGK'nın 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir). Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece; bozma öncesindeki ilk hükme esas alınan 29.01.2015 tarihli hesap raporundaki veriler esas alınarak davalı taraf lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını sağlayacak biçimde ve sadece önceki bozma ilamında belirtilen pay dağılımı hususunun düzeltilerek belirlenecek tazminatın hükme esas alınması gerekirken, usuli kazanılmış hakları ihlal edecek biçimde güncel verilerle hesap yapan 30.11.2020 tarihli aktüer raporundaki hesabın hükme esas alınmasıyla karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3. Dairenin bozma ilamı ile davacılar anne, baba ve kardeşler için daha düşük düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, davacı dede ...bakımından ise bozma yapılmadığı ve bozma kapsam dışı kaldığı halde davacı taraf lehine oluşan kazanılmış hak ihlal edilerek mahkemece davacı ... lehine hükmedilen ilk manevi tazminattan daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar-karşı davalılar vekilinin ve asıl ve birleşen davada davalı, asıl davada karşı davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle asıl ve birleşen davada davalı, asıl davada karşı davacı ... vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar-karşı davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacılar-karşı davalılara, asıl ve birleşen davada davalı Boehringer Ingelheim İlaç Ticaret Anonim Şirketine ve asıl davada karşı davacı ...'a iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.