Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/22916 E. 2023/13018 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/22916
- Karar No
- 2023/13018
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü/Davacı vekilinin başvurusunun kabulü, davalının başvurusunun esastan reddi SAYISI : 2017/453 E., 2019/203 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı asıl tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, düzelterek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 04.08.2015 tarihinde davalının, evinin önünde boğuşmakta olan köpeklerin dağılması için av tüfeği ile ateş ettiğini, davalının tüfeğinden çıkan saçma tanelerinin davacının gözüne ve sağ bacağına isabet ettiğini, davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ile 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini 300.529,10 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; olayın kaza sonucu meydana geldiğini, olaydan sonra davacının zararını karşıladığını, davacıya 25.000,00 TL ödediğini, olaya ilişkin ceza dosyası sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulunun 07/09/2018 tarihli raporun göre, davacının E cetveline göre % 32,0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, dava konusu olayın meydana geliş şekli, davalının kusuru, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, olayın meydana geldiği tarih itibariyle davacının yaşı, sağ gözünü kaybetmesi değerlendirilmek suretiyle olay sebebiyle yaşadığı travmanın davacıda bıraktığı manevi çöküntünün giderilebilmesi için manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle, maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacının 319.195,36 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 6.333,74 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 325.529,10 TL maddi zararından, davalının ödediği 34.154,10 TL mahsup edilmek üzere kalan 291.375,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 04.08.2015 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04.08.2015 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı asıl istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu, davacının sağ gözünü tamamen kaybettiğini, saçmaların etkisiyle sol gözünde de düzelmeyen görme bozukluğu oluştuğunu, bunun yanında kol ve bacağından da yaralandığını, adli tıp raporuna göre davacının %32,0 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı istinaf dilekçesinde; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fazla olduğunu, meydana gelen olay ile hükmedilen tazminat arasında orantısızlık bulunduğunu, bu nedenle hükmedilen tazminatı ödeme gücü ve imkânının olmadığını, mahkemece sadece bilirkişi raporunun dikkate alındığını, diğer delillerin göz ardı edildiğini, tazminat davasının olayın meydana gelmesinden iki yıl sonra açıldığını, tazminat davasının geç açılmasının hükmedilecek miktarın belirlenmesinde etkili olması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında eylemin sübutu yönünden bir uyuşmazlık bulunmadığı, ilk derece mahkemesince hükmedilen maddi tazminat tutarının dosya kapsamına uygun olduğu, tarafların özellikle manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazlarının bulunduğu Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınan raporda davacının sağ gözünün işlevini kaybettiği belirtilerek Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının daimi işgöremezlik oranının %32, geçici işgöremezlik süresinin ise 6 ay olduğunun belirtildiği, somut olayda, olayın gerçekleşme biçimi ve sonuçları, davacının sağ gözünü kaybetmiş olması, yaşı, daimi işgöremezlik oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile manevi tazminat takdirine ilişkin yukarıda açıklanan ilkeler de nazara alındığında, ilk derece mahkemesi tarafından hükmolunan manevi tazminat tutarının dava konusu olayın özelliklerine uygun düşmediği, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek düzeyde olmadığı, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden olayın özelliği, yerleşik yargısal ilkeler nazara alınarak davacı yararına takdiren 60.000TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verildiği gerekçesiyle; davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, düzelterek yeniden hüküm kurulmak suretiyle maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 325.529,10 TL (6.333,74 TL geçici iş göremezlik ve 319.195,36 TL sürekli iş göremezlik tazminatı) maddi tazminattan davalı tarafça ödenen 34.154,10TL'nin mahsubu ile bakiye 291.375,00 TL maddi tazminatın 04.08.2015 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 60.000,00 TL manevi tazminatın 04.08.2015 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı asıl temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu, davacının sağ gözünü tamamen kaybettiğini, saçmaların etkisiyle sol gözünde de düzelmeyen görme bozukluğu oluştuğunu, bunun yanında kol ve bacağından da yaralandığını, adli tıp raporuna göre davacının %32,0 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı temyiz dilekçesinde; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fazla olduğunu, meydana gelen olay ile hükmedilen tazminat arasında orantısızlık bulunduğunu, bu nedenle hükmedilen tazminatı ödeme gücünün ve imkanının olmadığını, mahkemece sadece bilirkişi raporunun dikkate alındığını, diğer delillerin göz ardı edildiğini, tazminat davasının olayın meydana gelmesinden iki yıl sonra açıldığını, tazminat davasının geç açılmasının hükmedilecek miktarın belirlenmesinde etkili olması gerektiğini, davacı tarafın işlerini çok rahat yaptığını, özür oranının ortadan kalktığını, tekrar rapor alınması gerektiğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarında indirim yapılmasına karar verilmesini talep ettiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının silahla ateş açması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 54 ve 56 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, olay sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu'nun 07.09.2018 tarihli raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmaktadır. 04.08.2015 olay tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir. Bölge Adliye Mahkemesince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden davacının güncel muayenesi yapılarak olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının olay nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı asılın diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı asılın temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı asılın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi