Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/22670 E. 2022/14765 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/22670
- Karar No
- 2022/14765
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... San ve Tic. AŞ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın temyizi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle, dosyadaki kağıtlar okundu gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...’den alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun adına kayıtlı mal varlığına rastlanmadığını, davalı borçlunun adına kayıtlı gayrımenkullerini mal kaçırma gayesi ile diğer davalılara devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalılar davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 1-Davanın kısmen kabulüne, İstanbul ili, .... ilçesi, 694 ada, 1 parsel cilt no:131, sayfa no:12959, Blok no:C25, Bağımsız bölüm no: 4 de tapuda kain bulunan asma katlı depo niteliğindeki taşınmazın dava ikamesinden sonra cebri icra yoluyla satıldığı anlaşılmakla bu taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 2-Bursa ili, .... ilçesi, .... köyü, ... mevkii 170 parsel, A blok 3 bağımsız bölüm nolu 4 de kain taşınmazın dava ikamesinden sonra cebri icra yoluyla ile satıldığı anlaşıldığından bu taşınmaz hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 3-Muğla ili, ... ilçesi, ... mah., 178 ada, 53 parsel (eski 140 ada, 86 parsel) 6 nolu bağımsız bölümün dava ikamesinden sonra davalı ... tarafından 17.05.2016 tarihinde iktisap edildiği Bodrum Tapu Sicil Müdürlüğünün 31.10.2016 tarihli yazısından anlaşılmakla bu taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 4-İstanbul ili, .... ilçesi, ... Mah., 68 pafta, 1655 ada, 129 parselde 57/400 arsa payı niteliğindeki taşınmazın davalı ... tarafından davalı ...'e devrine ilişkin tasarruf işleminin davacı yönünden iptaline, davacıya İİK 283/1 maddesi gereğince taşınmazın kaydının tashihine mahal olmaksızın İstanbul Anadolu 13. İcra Müdürlüğünün 2016/4437 esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydı ile cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisinin tanınmasına, 5-Kocaeli ili, .... ilçesi, ... mah. G22B1C1A pafta, 200 ada, 12 parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmazın davalı ... tarafından davalı ...'e devrine ilişkin tasarruf işleminin davacı yönünden iptaline davacıya İİK 283/1 maddesi gereğince taşınmazın kaydının tashihine mahal olmaksızın İstanbul Anadolu 13. İcra Müdürlüğünün 2016/4437 esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydı ile cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisinin tanınmasına, 6-İzmir ili, .... ilçesi, ... köy mah., 9927 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın 20/960 arsa paylı 4ncü kat 10.bağımsız bölümünün davalı ... tarafından davalı ...'e devrine ilişkin tasarruf işleminin davacı yönünden iptaline davacıya İİK 283/1 maddesi gereğince taşınmazın kaydının tashihine mahal olmaksızın İstanbul Anadolu 13. İcra Müdürlüğünün 2016/4437 esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydı ile cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisinin tanınmasına, 7-Muğla ili, .... ilçesi, .... alanı mah., ...içi mevkii 021-A-05-C-2 pafta, 101 ada, 147 parsel nolu taşınmazın davalı ... tarafından davalı .... San ve Tic A.Ş.'ye devrine ilişkin tasarruf işleminin davacı yönünden iptaline davacıya İİK 283/1 maddesi gereğince taşınmazın kaydının tashihine mahal olmaksızın İstanbul Anadolu 13. İcra Müdürlüğünün 2016/4437 esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydı ile cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisinin tanınmasına, 8-Muğla ili, .... ilçesi, ... alanı mah., 133 ada, 8-9-10-13 parsel nolu taşınmazların davalı ... tarafından davalı .... San ve Tic A.Ş.'ye devrine ilişkin tasarruf işleminin davacı yönünden iptaline davacıya İİK 283/1 maddesi gereğince taşınmazın kaydının tashihine mahal olmaksızın İstanbul Anadolu 13. İcra Müdürlüğünün 2016/4437 esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydı ile cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisinin tanınmasına, 9-Muğla ili, .... ilçesi, ... Mah., Alacain mevkii 117 ada, 1 parsel de kayıtlı taşınmazdaki 1/3 hissenin davalı ... tarafından davalı .... San ve Tic A.Ş.'ye devrine ilişkin tasarruf işleminin davacı yönünden iptaline davacıya İİK 283/1 maddesi gereğince taşınmazın kaydının tashihine mahal olmaksızın İstanbul Anadolu 13. İcra Müdürlüğünün 2016/4437 esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydı ile cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisinin tanınmasına, 10-Muğla ili, .... ilçesi, ... alanı mah., 133 ada, 14 parsel nolu taşınmazdaki 640000/1313947 hissenin davalı ... tarafından davalı .... San ve Tic A.Ş.'ye devrine ilişkin tasarruf işleminin davacı yönünden iptaline davacıya İİK 283/1 maddesi gereğince taşınmazın kaydının tashihine mahal olmaksızın İstanbul Anadolu 13. İcra Müdürlüğünün 2016/4437 esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydı ile cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisinin tanınmasına, karar verilmiş, söz konusu karar aleyhine davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı .... San. ve Tic. AŞ. vekili istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; A-)Davalı ... vekilinin, davalı ... ile davalı ... San. ve Tic. AŞ. arasında yapılan ve Mahkemece iptaline karar verilen tasarruflara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince esastan reddine, A) Somut uyuşmazlıkta, 27.07.1987 tarihinde evlenen davalı ... ile davalı ... arasında, boşanma davasının açıldığı tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu hususunda, taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, vurgulanan yasal düzenlemeler ve boşanma protokolü çerçevesinde somut uyuşmazlığa bakıldığında; davalı ...'ün, evlilik birliği içerisinde edinilen mallar üzerinde kanundan doğan ve paylı mülkiyet kuralına dayanan bir alacak hakkının bulunduğu, davalı ... vekili ile davalı ... vekili tüm beyanlarında, davalı ...'e devredilen ve tasarrufun konusunu oluşturan taşınmazların, edinilmiş mallara katılma rejiminin sona erdirilmesi nedeniyle, davalı ...'ün alacaklarına karşılık olmak üzere, ayın olarak devredildiğini iddia ettiği, boşanma protokolü ve ekindeki listede de bu hususun açıkça yer aldığı ve davalıların iddialarını doğruladığının anlaşılmış olmasına göre; İlk Derece Mahkemesince, yukarıda değinilen yasal düzenlemeler ve boşanma protokolü çerçevesinde gerekli araştırma, inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın, başka bir deyişle davalı (borçlu) ... tarafından, davalı ...'e devredilen dava konusu taşınmazların, edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesinden kaynaklanan alacağa karşılık ayın olarak devredilip edilmediği açıklığa kavuşturulmaksızın; davalı (borçlu) ... tarafından, diğer davalı ...'e devredilen taşınmazlar yönünden tasarrufun iptaline karar verilmesi doğru olmadığından, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin, bu tasarruflara yönelik istinaf başvurularındaki iddia ve itirazlarının yerinde görüldüğü, mahkemece, davalı (borçlu) ... tarafından, diğer davalı ...'e devredilen ve tasarrufun iptaline konu edilen taşınmazların, yukarıda değinilen yasal düzenlemeler ve edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesi çerçevesinde; gerekli araştırma, inceleme ve değerlendirmenin yapılması, edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesinden kaynaklanan ve paylı mülkiyet kuralına dayanan bir borcun (katılma alacağı ve değer artışı payı alacağının), davalı (borçlu) ... tarafından, ayın olarak yerine getirilmesi kapsamına girip girmediği, anılan borç, ayın olarak yerine getirilmiş ise, devredilen ve dava konusu edilen taşınmazların değerinin, edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesinden kaynaklanan borç (katılma alacağı ve değer artışı) miktarına tekabül edip etmediği hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması; devredilen dava konusu taşınmazların, borç (katılma alacağı ve değer artışı payı alacağı) miktarına tekabül etmesi halinde, tasarrufun iptaline konu edilemeyeceğinin değerlendirilmesi sonucunda, nihai bir kararın verilmesi gerektiği, B-)Davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin, davalı ... ile davalı ... arasında yapılan ve mahkemece iptaline karar verilen tasarruflara ilişkin istinaf başvurularının kabulü ile, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının bu tasarruflara ilişkin kısmının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, 1-)Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, söz konusu karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" kenar başlıklı 341/1 maddesi İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği, Bölge Adliye Mahkemelerince de yapılan yargılama neticesinde 353. ve 356. madde hükümlerine göre istinaf başvurusunu esastan reddetmek veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurmak dâhil gerekli kararları vereceği belirtilmiştir. 362. madde de temyiz edilemeyen kararlar düzenlenmiş olup, iş bu maddenin 1-g maddesine göre; “bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair verilen kararların temyiz edilemeyen kararlardan olduğu belirtilmiştir. Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince bir kısım davalılar yönünden istinaf taleplerinin esastan reddine karar verildiği, bir kısım davalılar yönünden ise davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verildiğinin anlaşılmış olmasına göre, iş bu dosyanın öncelikle yerel mahkemesine gönderilerek Bölge Adliye Mahkemesince belirtilen eksiklikler tamamlanarak yeniden yargılama yapılması, verilecek kararın Bölge Adliye Mahkemesine denetimine tabi tutulduktan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere tarafımıza gönderilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince tüm davalılar yönünden “esastan red” kararı verilmiş gibi temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi usul ve hukuka uygun görülmemiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının şu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın RESEN BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın HMK 373/2 hükmü gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ile davalı ...'e geri verilmesine 16.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.