Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/22582 E. 2023/13532 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/22582
Karar No
2023/13532
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/330 E., 2021/329 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasında görülen işyeri sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından “iş yerim sigorta poliçesi” ile teminat altına alınmış bulunan hastanede 09.11.2012 tarihinde hasta odalarından birindeki seyyar prizin kısa devre yapması sonunda çıkan yangın sebebiyle, müvekkilinin sigortalısı olan bina malikine 4.912,00 TL hasar ödemesini 13.12.2012 tarihinde yaptığını, sigortalısının haklarına halef olduğunu, zarara binada kiracı olan davalı şirketin sebep olduğunu, kira akdi gereği gerekli özeni gösterip tedbirleri almadığını belirterek sigortalısına ödediği 4.912,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zararın tamamen kendisi tarafından karşılandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.07.2015 tarihli ve 2014/318 Esas, 2015/289 Karar sayılı kararı ile; yangın nedeniyle davacı yanca sigortalısına ödenen bedel kadar bir hasarın oluştuğu, davalı şirketin binada kiracı olduğu, sigortalının davacıdan bu bedeli aldığı hususlarında bir ihtilaf olmadığı, ihtilafın, davalının yangından sonra, ama davacı yanca sigortalıya ödeme yapılmadan evvel; zararın bizzat giderilmiş olup olmadığı noktasında toplandığı, mahallinde yapılan keşif ile davalı şirketin elindeki tamir faturalarının binadaki yangına maruz kalan kısımlara uygulandığı, bilirkişi raporuyla bu faturalarının hasar dosyasında fotoğrafları da yer alan hasarlı kısımlara uygun olduğunun tespit edildiği, dinlenen tanık beyanlarından da yangınla ortaya çıkan hasarların bizzat davalı şirketçe giderildiğinin anlaşıldığı, hasar büyük bedelli olmayıp davalı şirketin özel hastane çalıştırdığı, hasarın tamir edilmediği her gün için böylesine bir hastanenin çok daha zarar edeceği, bu sebeple çok kısa süre içinde bizzat tamir ettirerek faaliyetine devam ettiği, yangınla davacı şirketin yaptığı ödeme arasında 8 ay gibi uzun bir süre geçtiği, bu süre içinde dava dışı sigortalının zararı bizzat davalının karşıladığını bilemeyeceğinin düşünülemeyeceği, aldığı ödemenin dayanaksız kaldığı, kendisince yaptırılan bir tamir söz konusu ise belgelerini davacı olan sigorta şirketine vermesi gerektiği, bu sebeple hasarı derhal gideren davalıdan yeniden talep edilemeyeceği nazara alınarak davalı ... Hastahanesi yönünden davanın reddine, davalı olarak kayıtlara giren ...yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 20.09.2018 tarihli ve 2015/17913 Esas, 2018/8067 Karar sayılı ilamı ile; "Davanın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlük tarihinden sonra 28/06/2013 tarihinde açılmış olmasına ve yukarıda belirtilen yasa hükmüne göre kira ilişkisine dayalı uyuşmazlıklarda sulh hukuk mahkemesinin görevli olmasına ve mahkemenin gerekçesinde kira sözleşmesinin değerlendirilmesine göre mahkemece, davanın görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesinin doğru görülmediği " gerekçesiyle karar bozulmuş; taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 06.04.2021 tarihli ve 2019/330 Esas, 2021/329 Karar sayılı kararı ile; dinlenen tanık beyanları, düzenlenen 25.05.2015 tarihli raporda bodrum kat- zemin kat -5 normal katlı hastanenin 2. katında 202 numaralı odasında çıkan yangında davalı vekili tarafından sunulan 9 adet fatura ile ekspertiz raporunda belirlenen ve binada da oluşan hasarların birbirine uyumlu olduğu, tamiratın davalı tarafça yapıldığının belirlendiği, davacı şirket tarafından sigortalanan yere ilişkin zararların davalı şirket tarafından karşılanmış olması, kiraya veren tarafından zararın gideriminde işçi gönderilmesi ve zararın hastane tarafından karşılandığının bilinmezliğin söz konusu olamayacağı, davacı şirketçe kiraya verene yapılan ödemeden davalının sorumluluğunun doğmayacağı ve zararların davalı şirketçe karşılandığı hususu gözetilerek davalı ... Hastahanesi yönünden davanın reddine, davalı olarak kayıtlara giren ...yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yangının çıkışında davalı şirketin asli kusurlu olduğunu, mahkemece davalının sunduğu faturaların içerikleri ile eksper raporunda tespiti yapılan hususların aynı içerikte olmadıklarının gözden kaçırıldığını, dolayısıyla eksper raporunda yazan ve davaya konu talep içeriğindeki hasarlardan farklı, başka hasarlara ilişkin faturaların davalı tarafça dosyaya sunulduğunu, zararın içeriği ve miktarı konusunda yanlış değerlendirme yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili katılma yolu ile sunduğu temyiz dilekçesinde; yerel mahkemece daha önce verilen görevsizlik kararları nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda hüküm kurulmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; işyeri sigortası poliçesi kapsamındaki işyerinde meydana gelen yangın sebebi ile dava dışı sigortalıya ödenen tazminat bedelinin rücuen tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacıya ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/22582, K. 2023/13532, T. 14.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-22582-e-2023-13532-k-0356dc34773f