Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21931 E. 2022/13412 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/21931
- Karar No
- 2022/13412
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki haksız el koyma nedeniyle maddi tazminat istemli davanın yapılan yargılaması sonunda; davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, diğer davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; davanın Maliye Hazinesi'ne yöneltilmesi gerekirken, Ticaret Bakanlığı’na yöneltilmiş olması temsilcide yanılma olarak kabul edilmesi gerektiği, bu durumda, mahkemece öncelikle davacıya süre verilerek dava dilekçesinin Maliye Hazinesi'ne tebliği ile taraf teşkili sağlandıktan sonra uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak usulünce taraf teşkili sağlanmış ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir. T.C. Anayasası'nın 36/1 maddesinde "Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir" düzenlemesine; 6100 sayılı HMK'nun 27. maddesinde "Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını içerir" düzenlemesine yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nın 27. maddesi uyarınca da taraflar dinlenmeden iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez. Adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkı kapsamındaki bu düzenleme, emredici nitelikte olup, mutlaka dikkate alınması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından ibraz edilen 29/01/2019 tarihli ıslah dilekçesinin, davalı vekiline tebliğ edildiğine dair dosyada belge bulunmamaktadır. Islah bir usul işlemi olup ıslaha karşı başvurulabilecek haklar tebliğ işlemi ile başlamaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 177/2. maddesi uyarınca ıslah dilekçesinin tebliği zorunlu olup davalı tarafın, davacının ıslah taleplerine karşı diyeceklerini bildirme imkanı tanınması gerekirken, ıslah dilekçesi tebliğ edilmeyerek, davalının savunma hakkının kısıtlanması usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 31/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.