Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21689 E. 2023/204 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/21689
- Karar No
- 2023/204
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/464 Esas- 2021/467 Karar SAYISI : 2021/İHK-17185 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Reddi- İtirazın Reddi SAYISI : K-2021/37637
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
... kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın 21.05.2017 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını belirterek, şimdilik 40.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulsüz olduğunu, maluliyet raporunun hatalı düzenlendiğini, müterafik kusur ile hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 yaşam tablosu ve %1.8 teknik faiz uygulanarak hesaplanması gerektiğini, kusur raporu alınarak sonuca gidilmesi gerektiğini, avans faiz talebinin hatalı olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davacı tarafından davalı ... aleyhine tahkim yoluna başvurulmadan önce Besni 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde davaya konu trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası açıldığı, bu davada Adli Tıp Kurumu'ndan alınan maluliyet raporuna göre davacının sürekli maluliyetinin olmadığının belirlendiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davacının aynı olaya ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapora göre maluliyetinin olmadığının anlaşılması karşısında eldeki davanın reddi gerektiği" gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının yolcu olarak bulunduğu davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu, 51 inci ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85 inci ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme 1. Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından aynı kazaya ilişkin Besni 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2017/269 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, mahkemece ATK 3. İhtisas Dairesi'nden alınan maluliyet raporunda davacının yaralanmasının tüm vücut fonksiyon kayıp oranının %0 olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, anılan yasal düzenleme ve dosya içeriği dikkate alındığında davacının maluliyeti sebebiyle talep ettiği tazminata ilişkin eldeki tahkim başvurusundan evvel mahkemede dava açtığı ve karar verildiği dikkate alındığında davanın usulden reddi gerektiği hususu gözetilmeden yazılı şekilde esastan reddine dair hüküm tesis edilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
2.Bozma sebebine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın ...'ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir. Ancak, davanın açılmamış sayılması kararı usule ilişkin nihai bir karar olup bu kararla dava açılmasıyla meydana gelmiş olan sonuçlar ortadan kalkar. Davanın açılmasıyla doğmuş olan derdestlik durumu da davanın açılmamış sayılmasıyla son bulacağı gibi, mahkemenin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararı daha sonra açılan dava için kesin hüküm oluşturmaz.
Davanın açılmamış sayılması kararının usule ilişkin nihai bir karar olması nedeniyle bu kararla davanın açılmasıyla meydana gelmiş olan sonuçlar ortadan kalkacağından, İtiraz Hakem Heyetince sonradan açılan tahkim davasının esası hakkında bir karar verilmesi yerinde olduğundan, davacının bozma nedenine göre incelenmeyen temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.