Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21637 E. 2023/1359 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/21637
Karar No
2023/1359
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/446 E.- 2021/444 K. SAYISI : 2021/İHK-18417 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulüne - itirazın reddine SAYISI : 2021/33911 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili başvuru dilekçesinde; davacının yolcu olduğu davalıya zorunlu trafik sigortası ile sigortalı aracın 18.10.2016 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazasından dolayı davacının yaralandığını belirterek, şimdilik 4.800,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile davalıdan tahsili talebinde bulunmuş, ıslahla talebini 114.536,47 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 3.959,49 TL geçici iş göremezlik tazminatı olarak belirlemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartlarının yerine getirilmediğini, başvurunun zamanaşımına uğradığını, tek taraflı alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, post travmatik stres sendromunun geçici ruhsal arazlardan olduğunu ve sürekli maluliyet nedeni olamayacağını, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri zararı ile tedavi giderlerinden davalının sorumlu olmadığını, davacının emniyet kemeri kullanmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, avans faiz talebinin yersiz olduğunu, davalının temerrüdünden söz edilemeyeceğini, davacıya yapılan ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini ve davacı lehine vekalet ücretinin 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...tedavi giderinden davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 114.536,47 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 3.959,49 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 118.495,96 TL'nin yasal faiziyle davalıdan tahsiline, 100,00 TL tedavi gideri talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuru şartlarının yerine getirilmediğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, tek taraflı alınan ve içeriği teyit edilmeyen raporun hatalı olduğunu, ayrıca post travmatik stres sendromunun geçici ruhsal arazlar bölümünde yer alıp sürekli maluliyet nedeni olarak kabul edilemeyeceğini, raporun ATK'dan alınması gerektiğini, hesaplamanın emniyet kemerinden kaynaklanan müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olmadığını ve davacı lehine vekalet ücretinin 1/5 olması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru şartlarının yerine getirilmediğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, tek taraflı alınan ve içeriği teyit edilmeyen raporun hatalı olduğunu, ayrıca post travmatik stres sendromunun geçici ruhsal arazlar bölümünde yer alıp sürekli maluliyet nedeni olarak kabul edilemeyeceğini, raporun ATK'dan alınması gerektiğini, emniyet kemerinden kaynaklanan müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olmadığını ve davacı lehine vekalet ücretinin 1/5 olması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacının emniyet kemeri takmadığının ve bu durumun yaralanmayla illiyet bağının ispat edilememesine, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli iptal kararı gereğince davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesinin yerinde olmasına, geçici iş göremezlik tazminatından davalı sigortanın sorumlu olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 27.01.2020 tarihli maluliyet raporunda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapıldığı, ancak davacının maluliyet tanısının sürekli olup olmadığına yönelik bir belirlemenin yapılmadığı görülmektedir. İş bu maluliyet raporuna yapılan itiraz üzerine hakemce ara karar kurularak yeni bir maluliyet raporu alınmasına karar verilmiş, dosyaya sunulan üç adli tıp uzmanının imzaladığı kurul raporunun, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre alındığı ve davacıdaki sürekli iş göremezlik oranının %19.2 olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Bu yönüyle, maluliyet oranı tespitine ilişkin her iki rapor da hükme esas almaya elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere uygun şekilde, davacıda zihinsel, ruhsal ya da davranışsal bozukluklardan birinin var olup olmadığı, var ise halen devam edip etmediği ve ... boyu sürüp sürmeyeceği konularında, kısacası maluliyetin sürekli olup olmadığı konusunda, alanında uzman psikiyatrist hekimin de bulunduğu heyetten en yakın üniversite hastanesinin adli tıp ana bilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) inceleme yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle raporun geçerli kabul edilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir. 3.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın ...'ne iletilmek üzere, mahkemeye gönderilmesine 07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21637, K. 2023/1359, T. 07.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-21637-e-2023-1359-k-2da2c1680ec2