Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21369 E. 2024/2796 K. – Kurum Zararının

Konu: Kurum Zararının Tazmini

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/21369
Karar No
2024/2796
Karar Tarihi
Konu
Kurum Zararının Tazmini

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/485 Esas – 2021/909 Karar vekili Avukat ... DAVALILAR : 1-... vekili Avukat ... 2-... 3-... vekilleri Avukat ... 4-Sistaş Sayısal İletişim San. ve Tic. A.Ş. Vekili Avukat ... 5-... 6-... DAVA TARİHİ : 23.11.2016 HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi/ Davanın Reddi TARİH : 26.11.2019 SAYISI : 2016/508 Esas – 2019/601 Karar Taraflar arasındaki kurum zararının tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı ... San. ve Tic. A.Ş vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... San. ve Tic. A.Ş vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Esenboğa Gümrük Müdürlüğünde işlem gören 41595/23.10.2007, 45047/15.11.2007, 46025/21.11.2007 ve 3394/15.10.2007 sayı ve tarihli Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamelerinde gümrük idaresi tarafından hesaplanan 264.162,24TL tutarındaki vergi farkına ilişkin ek tahakkukların zamanında yapılmaması nedeniyle zamanaşımına uğramasına neden olunduğunu, ek tahakkuk işlemlerinin yapıldığı tarihte Esenboğa Gümrük Müdürlüğünde görevli olan davalılar Gümrük Müdürü ..., Gümrük Müdür Yardımcısı ... ve ..., Gümrük memurları ... ve ... ile vergi beyannamesi veren ilgili tüzel kişi davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin dava konu zarardan sorumlu olduklarını belirterek uğranılan zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... San. ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkili şirketin dava konusu zarardan ''ilgili'' sıfatı ile sorumlu olduğunun iddia edildiğini, davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davalı şirketin tüm yükümlülüklerini kanuna uygun ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, kamunun uğradığı bir zararın söz konusu olmadığını, diğer beyannamelere ilişkin yapılan ek tahakkuklar ile ilgili de müvekkili şirket aleyhine kesinleşmiş bir mahkeme kararının mevcut olmadığını, tüm bu sebeplerle müvekkili şirketin eksiksiz bir şekilde tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğinin ve davalı şirketten kaynaklı kamunun bir zarara uğramadığının kabulü gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalılar ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu işlemle alakalı olarak kasıt, kusur veya ihmallerinin bulunmadığını, dava konusu gelir eksikliğinin kendilerinden istenmesinin hukuki olmadığını, ek tahakkukların yapılması konusundaki beyannamelerin muayene memurlarına havale edildiğini, bu kapsamda muayene memurlarından DTKV (Dış Ticaret, Tarife, Kıymet ve Vergiler) servisine gelen sayıları 90'ı aşan beyannameler için ek tahakkukların yapıldığını ve tahsilini teminen yükümlüsüne tebliğ edildiğini, vergi farkı hesaplama görevinin DTKV servisinde çalışan memurların görevi olmadığını, bu görevin "muayene memurlarına" ait olduğunu, Başmüdürlüğün 06/01.02.2008 sayı ve tarihli kararına istinaden muayene memurlarından DTKV servisine 22.04.2008, 18.06.2008 ve 27.06.2008 tarihlerinde gelen tüm dosyalar için ek tahakkukların yapıldığını, muayene memurlarından gelen ek tahakkuk cetvellerinde dava konusu 4 adet beyannameyle ilgili kendilerine yapılan bir havalenin bulunmadığını, bu nedenle söz konusu beyannamelerle ilgili olarak kendilerinin sorumlu tutulamayacağını, dava konusu dört beyannamenin zamanaşımı süresinin dolduğu 2010 yılında Esenboğa Gümrük Müdürlüğünde görevli olmadıklarını, bu nedenle sorumlu tutulmalarının hukuki olmadığını, Başmüdürlüğün 06/01.02.2008 sayı ve tarihli kararının kaldırılması amacıyla yükümlüsü tarafından Vergi Mahkemesinde dava açıldığını, söz konusu davayla ilgili olarak Ankara 4. Vergi Mahkemesinin 09.04.2009 tarih ve 2008/435 sayılı kararı ile açılan davanın reddedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre Esenboğa Gümrük Müdürlüğünde işlem gören 41595/23.10.2007, 45047/15.11.2007, 46025/21.11.2007 ve 3394/15.10.2007 sayı ve tarihli Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamelerinde gümrük idaresi tarafından hesaplanan 264.162,24 TL tutarındaki vergi farkına ilişkin ek tahakkukların zamanında yapılmaması nedeniyle zamanaşımına uğramasına sebep olan, ek tahakkuk işlemlerinin yapıldığı tarihte Esenboğa Gümrük Müdürlüğünde görevli olan Gümrük Müdürü ve memurlar ile ilgili tüzel kişi davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den dava konusu zararının tahsilinin istendiği, denetime elverişli bilirkişi raporunda açıklandığı üzere uyuşmazlık konusu olayda iptal edilmiş bir tahakkukun bulunmadığı, teminata bağlanmış bir kamu alacağı bulunduğu, söz konusu kamu alacağına ilişkin alınan teminatın 10 yıl sonra (2017 yılında) hazineye irat kaydedildiği, bu nedenle ortada bir kamu zararının bulunmadığı, davalıların savunmasının haklı, hukuki ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... San. ve Tic. A.Ş vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... San. ve Tic. A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirketin dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesindeki savunmalarının ve itirazlarının hiçbirinin mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, karar gerekçesinin diğer davalı kamu görevlilerinin savunmalarına yer verilerek hazırlandığını, davalı şirketin, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik gereği “ilgili/sorumlu” sıfatını taşımadığını, kesinleşmiş bir ek tahakkuk bulunmadığını ve dolayısıyla kamu zararından bahsedilemeyeceğini, davalı şirket yönünden davanın öncelikle Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Yönetmeliğin 4 üncü maddesindeki “ilgili tüzel kişi” sıfatının bulunmaması nedeniyle kendisine dava açılamayacağından reddi gerektiğini, ayrıca ortada bir kamu zararı bulunmadığını zira kesinleşmiş bir ek tahakkuk bulunmadığını, bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinin bu şekilde düzeltilerek davanın reddi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı şirket hakkındaki davanın, bu şirket tarafından ithal edilen eşyalarla ilgili yanıltıcı gümrük beyannamesi verilmesi nedeniyle şirket hakkında düzenlenen ek tahakkukların iptal edilmesi ve yeniden ek tahakkuk düzenlenmesi aşamasında 4 adet tahakkukun düzenlenmeyerek bu tahakkuklardan elde edilecek kamu gelirinin zamanaşımına uğraması nedeniyle, kamu kaynağındaki artışın gerçekleşmemesinden kaynaklı kamu zararından sorumlu olduğu iddiasına dayalı olduğu, davalı şirkete yersiz veya fazladan yapılan bir ödeme olduğu iddiasının bulunmadığı, “Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde “a) İlgili: Kendisine yersiz veya fazla ödeme yapılan gerçek ve/veya tüzel kişi ya da kişileri,'' olarak tanımlandığı, her ne kadar davalı şirket “ilgili” sıfatının bulunmadığını iddia etmiş ise de; dava dilekçesi içeriğinden bu davalıya yöneltilen iddianın anılan yönetmeliğin 4 üncü maddesinde tanımlanan “ilgili” olarak değil, “yanıltıcı gümrük beyannamesi verilmesi” nedeniyle kamu zararının oluşmasına sebebiyet verdiği iddiasına dayalı olduğu, bu nedenle bu yöne ilişkin istinaf sebebinin yerinde olmadığı ve İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... San. ve Tic. A.Ş vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... San. ve Tic. A.Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... San. ve Tic. A.Ş vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; dava konusu Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamelerinde gümrük idaresi tarafından vergi farkına ilişkin ek tahakkukların zamanında yapılmaması nedeniyle zamanaşımına uğramasına sebep olan ve ek tahakkuk işlemlerinin yapıldığı tarihte Esenboğa Gümrük Müdürlüğünde görevli olan davalı kamu görevlilerinden ve yanıltıcı gümrük beyannamesi veren davalı şirketten kurum zararının tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71 inci maddesi, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 4 üncü maddesi. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... San. ve Tic. A.Ş vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21369, K. 2024/2796, T. 14.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-21369-e-2024-2796-k-d4b09e53d2b1