Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21295 E. 2023/13450 K.

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/21295
Karar No
2023/13450
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkeme 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1862 -2021/1166 DAVA TARİHİ : 06.02.2017 HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2017/112 Esas - 2018/239 Karar Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına kayıtlı olan aracın müvekkil şirket nezdinde kaza tarihinde geçerli olmak üzere zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, 13.12.2013 tarihinde dava dışı tarafından alkollü ve ehliyetiz olarak sevk ve idare edilen aynı aracın, kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu araçta yolcu olarak bulunan 'ın vefat ettiğini, vefat eden 'ın desteğinden yoksun kalanların müvekkil şirkete başvuruda bulunduğunu, şirket tarafından 204.477,00 TL desten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, ödemelerin bir kısmının rücuen tahsili amacıyla davalıya karşı İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün 2014/19496 sayılı dosyasına davalı tarafından itiraz edildiğini ve bu itiraz sonucunda icra takibinin durduğunu beyanla, İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün 2014/19496 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, icra takibinin devamına, hükmonulacak borç miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı defilerinin bulunduğunu, icra takibine itirazın yasal süresi içerisinde yapıldığını davanın bu süre üstünden yaklaşık 26 ay geçtikten sonra açıldığını, davacı tarafın ödemiş olduğu miktarın çok fahiş olduğunu, bu miktarın tespitine de itirazlarının bulunduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün 2014/19496 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi incelemesi sonucu karşı tarafın ödediği miktarın yerinde olduğuna karar verildiğini, yeniden bilirkişi incelemesi talebinin ise reddedilmiş olduğunu, oysa yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre takdir edilen tazminat miktarının bir tarafı zenginleştirmeyecek diğer tarafı ise fakirliğe düşürmeyecek şekilde olması gerektiğini, mahkemenin bu itirazları hiç dikkate almadan, bu konuyu incelenmeden karar tesis etmiş olduğunu beyanla, usule ve hakkaniyete uygun olmayan, eksik inceleme sonucu verilen kararın istinafen yapılacak inceleme sonucunda kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince içinde nöroloji uzmanı bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle oluştuğu ve hak sahiplerinin zararının poliçe limitinden fazla olması nedeniyle 290.000,00 TL'den garame hesabı yapıldığı ve davacı ... şirketince ödenen 204.477,00 TL tazminatın yerinde olduğunun tespit edildiği, bu durumda ZMSS poliçesi kapsamında ödeme yapan davacı ... şirketinin Genel Şartlar ve 2018 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca ödediği tazminat bedelini sigortalısından rücu etme hakkının doğduğu, verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde; gerek süre yönünden gerekse karşı tarafın ödediği miktarın çok fahiş olduğuna yönelik itirazları üzerine her ne kadar bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de bilirkişi incelemesi sonucunda karşı tarafın ödediği miktarın yerinde olduğuna karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, yeniden bilirkişi incelemesi taleplerinin reddedildiğini, takdir edilen tazminat miktarının bir tarafı zenginleştirmeyecek diğer tarafı ise fakirliğe düşürmeyecek şekilde olması gerektiğini belirterek verilen kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında davacı ... tarafından kaza sonucunda hak sahiplerine ödenen destekten yoksun kalma tazminatının teminat dışı olduğu iddiasıyla davalı sigortalıdan rücuen tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95 nci maddesinin 2 nci fıkrası, ZMSS Poliçe Genel Şartları'nın 4 üncü maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle içinde nöroloji uzmanı bilirkişinin de yer aldığı 22.12.2017 tarihli bilirkişi raporu ile kazanın münhasıran alkolün etkisiyle oluştuğunun belirlenmiş olmasına ve hak sahiplerinin zararının poliçe limitinden fazla olması nedeniyle 290.000,00 TL'den garame hesabı yapıldığı ve davacı ... şirketince ödenen 204.477,00 TL tazminatın yerinde olduğunun tespit edilmiş olmasına göre dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 6502 Sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2.maddesi gereğince davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21295, K. 2023/13450, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-21295-e-2023-13450-k-01a4a252a0e8