Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21069 E. 2023/448 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/21069
Karar No
2023/448
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/441 Değişik İş-2021/441 Karar SAYISI : İHK-2021/16845 HÜKÜM/KARAR : Davacı ve davalının itirazının reddine / Davanın kısmen kabulüne SAYISI : K-2021/47085 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazların reddine karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.01.2015 tarihinde davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluk Sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı kaza sonucu davacının yaralandığını belirterek, belirsiz alacak olarak 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 53.507,32 TL'ye arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğundan başvurunun reddini, kusur oranlarının tespitini, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesini, SGK tarafından ödeme olup olmadığının araştırılmasını, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesini, geçici iş göremezlik talebinin teminat dışında olduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasını, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, vekalet ücretinin tarifeye göre belirlenecek ücretin beşte birine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazadaki %75 kusuru ve davacının sunduğu rapordaki % 4,2 maluliyet oranı üzerinden, aktüer raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı" gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 53.307,32 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B.İtiraz Sebepleri 1.Davacı vekili itiraz dilekçesinde; tazminat hesabının TRH 2010 tablosu ve progresif rant formülüne göre yapılması gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının müvekkili şirkete geçerli başvuruda bulunmadığını, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesini, tazminat hesabının TRH 2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılmasını, kusur oranlarının tespitini , müterafik kusur indirimi yapılmasını, aleyhe karar verilmesi halinde faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması ve vekalet ücretinin AAÜT tarifesi uyarınca belirlenen tutarın 1/5'i olması gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''....hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlendiği, davacı tarafça dava öncesi yapılan başvurunun usulüne uygun olduğu, davalıya yapılan başvurudan itibaren 8 işgünü sonrası yasal faize hükmedilmesinin yerinde olduğu, kusura yönelik düzenlenen bilirkişi raporunun soruşturma evrakına ve somut olayın gerçekleşme şekline uygun olduğu, tazminat hesabının aktüer hesaplama konusunda uzman bilirkişi tarafından kaza tarihi itibariyle PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplamanın hukuka uygun olduğu, yönetmelikten önce kanun hükümlerinin dikkate alınması gerektiğinden tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka uygun olduğu'' gerekçesiyle davacı vekili ve davalı vekilinin itiraz başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ile bilirkişi tarafından 53.507,32 TL tazminat hesap edilmesine karşın 53.307,32 TL'ye hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve resen dikkate alınacak nedenlerle ... kararının bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen ve resen dikkate alınacak nedenlerle ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluk Sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki (3) numaralı paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir 2. Trafik kazasında bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ... sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Diğer yandan; Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ... Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir. Somut olayda; davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve ... tarafından da karara esas kabul edilen aktüer raporunda; PMF 1931 Yaşam Tablosu'na göre ve progresif rant formülü uygulanarak tazminat hesabı yapıldığı; ... tarafından, PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülü esasıyla hesap yapılan tazminata göre karar verildiği görülmektedir. Dairemizin içtihatları gereği, davacının talebi olan TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ... süresinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından "progresif rant" formülü kullanılarak tazminat hesaplamasının yapılması gerektiği dikkate alınmak suretiyle, bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17. md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasına "tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir" hükmü eklenmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2. maddesinde ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir" düzenlemesi yapılmıştır. Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir. 4. Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ... kararının BOZULMASINA, 3. Değerlendirme bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21069, K. 2023/448, T. 16.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-21069-e-2023-448-k-8c6ffba3000b