Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/20624 E. 2022/11467 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/20624
- Karar No
- 2022/11467
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı ... vekilince talep edilmiş, davalı ... vekilince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 05/10/2022 Çarşamba günü davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında gerçekleşen ticari faaliyetlerin sonunda davalı şirketin 474.466,92 TL borçlandığını, bu borçlara karşılık 5 adet çek verdiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, icra takibine geçildiğini ve haczedilebilecek hiçbir malvarlığına rastlanmadığını, davalı borçlunun birbirine yakın tarihlerde dört tane aracından üç tanesini diğer davalıya alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla devrettiğini belirterek tasarrufun iptalini istemiştir. Davalılardan ... vekili, müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi olduğunu, araç satışlarının gerçek olduğunu, davalıların işyerinin yakın olduğu iddiasıyla bu davanın açıldığını ancak aynı sanayi bölgesinde bulunan şirketlerin birbirinin tüm iç ilişkisini bilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalılardan ... vekili istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Dava, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da iyiniyet kurallarına aykırılık nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK’nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar, sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK 281). Bu yasal nedenle de, davacı tarafından İİK’nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi, mahkeme bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı). Genelde denilebilir ki, borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılarından mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır. Derece Mahkemelerince, her ne kadar davalılar arasında ticari ilişki bulunmakla İİK’nun 280. maddesi gereği davalı üçüncü kişinin borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve alacaklılarına zarar vermek kastıyla hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; davalı ...’ın oto alım satım işiyle iştigal ettiği de gözetilerek, davaya konu araçların öncesinde davalı ... tarafından davalı borçlu şirkete devredilmiş olmasının davalıların öncesinde birbirlerini tanıdıklarını ve ticari ilişki içinde bulunduklarını göstermek açısından yeterli olmadığından ispatlanamayan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca davalılardan ... yararına BOZULMASINA, (2) no'lu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK 373/1 madde uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'a verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a geri verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 05/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.