Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/20097 E. 2022/15840 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/20097
Karar No
2022/15840
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.11.2020 tarihli dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince verilen 11.05.2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R Davacı vekili, 06.07.2019 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalı ... tarafından trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı kazada davacının yaralandığını, sunulan rapora göre maluliyet oranının %15 olarak belirlendiğini, yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş; 31.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 54.951,51 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 40.742,98 TL sürekli iş göremezlik, 2.194,86 TL geçici iş göremezlik ve 1.023,36 TL bakıcı gideri tazminatının 18.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti tarafından; sunulan raporun usule uygun olmaması sebebiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK'nın 114 ile 115. maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK'nın 115/2. maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvurunun yapıldığı, ancak eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda ise usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin tamamlanabileceği, Dairemiz'in yerleşik uygulamaları ile kabul edilmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 10.02.2020 tarihli raporda davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %15 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapıldığı, raporun kazadan 7 ay sonra düzenlendiği görülmektedir. Davacının davaya konu kazadaki yaralanmasına ilişkin tüm tedavi belgelerinin davacı taraftan sorularak temin edilmesinden sonra, muayenesi yapılmak ve yönetmelik ekindeki cetvelde ilgili maluliyet tespiti için belirtilen süreler de gözetilerek davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile itiraz hakem heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20097, K. 2022/15840, T. 30.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-20097-e-2022-15840-k-60b88b28e670