Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/19486 E. 2023/6606 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/19486
Karar No
2023/6606
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/69-2017/1296 HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan Ahmet'in sürücüsü ve işleteni, diğer davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın 13.05.2011 tarihinde yaptığı tek taraflı kaza ile idarelerine ait otoyol korkuluklara çarpmak suretiyle maddi zarara yol açtığını, talep edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile korkuluklarına verdiği 3.296,07 TL hasar bedelini davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 22.10.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle alacağa kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... A.Ş vekili; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, kazada sigortalının kusuru olmadığını, hasarın sigortalı tarafından meydana getirildiğine dair delil olmadığını, poliçede yazılı miktar ile sınırlı olarak sorumlu olduklarını, dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada 12.12.2013 tarih ve 2013/27 Esas, 2013/147 Karar sayılı karar ile verilen görevsizlik kararının onanmasına karar verilmesi üzerine dosyanın gönderildiği Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/69 Esasına kaydedilmiş; mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyanın kusur ve hasar raporu aldırılmak üzere bilirkişiye tevdi edildiği, davalı sürücünün kazada %25 oranında kusurlu olduğu, hasar bedeli olan 3.296,07 TL'nin %25 oranına tekabül eden 824,01 TL zarardan davalıların sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 824,01 TL hasar bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı şirket yönünden 21.11.2013 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının oto korkuluklarına çarpmak suretiyle idareye 3.296,07 TL maddi zarar verdiğini, araç sürücüsü davalının kendi kusuru ile kazanın meydana geldiğini, hasar miktarı dikkate alınarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan ve davalı sürücüye ait aracın, karayolundaki korkuluklara 13.05.2011 tarihinde çarpması sonucu meydana gelen hasar bedeli tazmini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 50 ve 142 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61 inci maddesi. 3. Değerlendirme Davacı kurum davalı sürücünün, davalıya sigortalı araç ile 13.05.2011 tarihinde korkuluklara çarpması neticesinde meydana gelen kazada idareye 3.296,07 TL zarar verdiğini, söz konusu zararın karşılanmaması nedeni ile eldeki davanın açıldığını beyan etmiştir. Dosyaya alınan kusur raporunda, kaza tespit tutanağı ve olay yerinin incelenmesi neticesinde kazanın üç adet motosiklet sürücünün ışık donanımsız bir şekilde seyir halinde iken ön ilerisindeki davalıyı solladıkları, davalı sürücünün dikkatinin dağılması neticesinde kazanın meydana geldiği, kazada davalı sürücünün hızını ayarlamamak nedeni ile tali kusurlu olduğu, ışık donanımı olmayan üç adet motosiklet sürücünün ise asli kusurlu olduğu beyan edilmiştir. Davacı kurumun talep ettiği zarar miktarının %25 oranından davalıların sorumlu olduğunun kabulü ile mahkemece 824,01 TL zarar miktarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Bilindiği gibi müteselsil borçluluk; alacaklının, borcun tamamının ifasını birden çok borçludan ve dilediğinden isteyebildiği, borcun tamamı ifa edilinceye kadar borçluların hepsinin sorumlu olduğu bir borç ilişkisidir. Kanundan kaynaklanan teselsül, müteselsil borçluluğun doğrudan doğruya bir kanundan kaynaklanması halidir. Haksız eylem sebebiyle müteselsil sorumluluk hali ise 818 sayılı (mülga) Borçlar Kanunu’nun 50’nci ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61’inci maddesinde düzenlenmiştir. 818 sayılı (mülga) Borçlar Kanunu’nun “Müteselsil mesuliyet” ana başlığını, “Haksız fiil halinde” alt başlığını taşıyan 50’nci maddesinin birinci cümlesi “Birden ziyade kimseler birlikte bir zarar ika ettikleri takdirde müşevvik ile asıl fail ve fer'an methali olanlar, tefrik edilmeksizin müteselsilen mesul olurlar.” şeklinde düzenlenmiştir. Benzer açıklama 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) “Müteselsil sorumluluk” ana başlığını, “Dış ilişkide” alt başlığını taşıyan 61. maddesinde de yer almaktadır. Madde; “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” düzenlemesini içermektedir. Dava, hukuki nitelik açısından haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Davalılar ve üçüncü kişiler kurum zararı nedeniyle davacıya karşı müteselsil (zincirleme, dayanışmalı) olarak sorumlu durumundadırlar. Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 142 nci (Türk Borçlar Kanunu'nun 61) maddesine göre alacaklı, müteselsil borçluların tümünden veya birinden (veya birkaçından) borcun tamamının veya bir kısmının ödenmesini isteyebilir. Borcun tamamının ödenmesine kadar bütün borçluların sorumluluğu devam eder. Bu nedenle davacı, borcu bulunan dava dışı motosiklet sürücüleri ve kusurları olduğunu iddia ettiği davalılardan tahsilde tekerrür olmamak üzere alacağını isteme hakkına sahiptir. Davalılar ve dava dışı motosiklet sürücüleri oluşan zarardan sorumlu bulunmaktadırlar. Davacı kurum, olayda kusuru bulunanlardan müştereken ve müteselsilen zararını talep edebileceğinden, zararın tamamını davalılardan (sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) talep edebilecektir. Bu nedenle davalıların kazada %25 kusurları bulunduğu gerekçesi ile zararın bir kısmından sorumlu tutulmaları yönünde verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/19486, K. 2023/6606, T. 17.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-19486-e-2023-6606-k-22ad090e3acb