Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/1860 E. 2023/11110 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1860
- Karar No
- 2023/11110
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/728 E., 2021/68 K. DAVA TARİHİ : 25.01.2010 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı borçlu ... İnş. Taah. Maden San. Tic. Ltd. Şti. hakkında 5 adet icra takibi başlattığını, bunlardan birinin tahsil edildiğini, diğer takipler için borçlunun Karayolları Genel Müdülüğündeki alacakları için haciz ihbarnamesi gönderildiğini, tahsil edilen dosya alacağından sonra diğer davalı ...İnş. Mad. Loj. Kargo Hizm. San. Ltd. Şti.'nin ... 2. İcra Müdürlüğünün 2009/13286 sayılı dosyası ile 7.900.000,00 TL üzerinden davalı borçlunun ... nezdindeki alacakları ile menkul ve gayrimenkul mallarına haciz konulduğunun öğrenildiğini, davalı taraflar arasında düzenlenen senetlerin tüm ihaleli işin kalan keşif bedelini karşılayacak bir miktar olarak düzenlendiğini, tüm istihkak bedellerinin bu takip dosyasına yatırıldığını, bu senetlerde dava dışı ......Ltd.Şti.nin de borçlu olarak yer aldığını, davalı şirketler ve ......Ltd.Şti.nin ortak hareket ederek icra takiplerini semeresiz bırakmak istediklerini, davalı şirketlerin yetkililerinin yakın akraba olduklarını belirterek, ... 2. İcra Müdürlüğünün 2009/13286 sayılı dosyası ile Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü nezdindeki istihkak alacaklarına konulan haczin ve sırasının kaldırılması ve muvazaalı olarak açılan takibin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı DSF İnş. Mad. Loj. Kargo Hizm. San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; sıra cetveline itiraz davası olarak belirtilen davanın, icra dairelerince tanzim edilmiş bir sıra cetveli bulunmadığından konusuz kaldığını ve reddi gerektiğini, şirket yetkililerinin akraba oldukları iddiasının gerçek olmadığını, davacının haczinin son sıralarda olması nedeniyle hukuki menfaati bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı borçlu şirket; davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.04.2015 tarihli ve 2010/49 Esas, 2015/359 Karar sayılı kararı ile; dava konusu senetler kadar davalı ... şirketinden diğer davalı ...Ltd. Şti.nin alacaklı olmadığı, davalı şirketlerin ortaklarının dosyada bulunan nüfus kayıtlarına göre yakın akraba oldukları, davalı ...Ltd. Şti.nin ... Ltd. Şti.nden bu senetler nedeni ile alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; davacının alacağı ile sınırlı olmak kaydı ile ... 2. İcra Müdürlüğünün 2009/13236 sayılı dosyasındaki icra takibinin iptaline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...İnş. Mad.Loj.Kargo Hizm. San. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.03.2019 tarihli ve 2016/3789 Esas, 2019/2350 Karar sayılı ilamı ile; "... Tasarrufun iptali davasını elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı açabilir. (İİK.m.277) Bu husus, dava şartı olup, hâkim görevi gereği doğrudan gözetmek zorundadır. Mahkemece, İİK 277 vd maddelerine göre açıldığı isabetli olarak kabul edilen eldeki davada, icra dosyası içeriğinden davalı borçlu hakkında herhangi bir haciz işlemi yapılmadığı, aciz durumunun net olarak ortaya konulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda aciz halinin bulunduğundan söz edilemez. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı borçlunun aciz halinde bulunduğuna dair davacı tarafça dosyaya sunulmuş olan herhangi bir geçici aciz veya kesin aciz belgesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava şartı sayılan bu eksikliğin tamamlatılması için süre verilmesinin talep edildiğini, ancak süre verilmeyerek davanın reddi yönünde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı borçlu şirketin iflas ettiğini, İflas etmiş olması da göz önünde bulundurulduğunda aciz halinin açık olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, dosya kapsamında aciz vesikası veya İİK'nın 105 inci maddesi gereğince düzenlenen haciz tutanağının bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.