Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/18273 E. 2023/475 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/18273
- Karar No
- 2023/475
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/191 E., 2019/343 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.03.2021 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili vekili Avukat ... geldiler. Davacı vekili ile davalı ... vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 16.01.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı ... Gıda ve Amb. Paz. San. Tic. Ltd. Şti.'den Mersin 7. İcra Müdürlüğünün 2012/6328 sayılı takip dosyasında alacaklı olduğunu, davalı ...'in davalı şirketin personeli olduğunu, bu davalının uzun zamandan beri davalı şirketin finans müdürlüğünü yaptığını, davacı şirketin davalı şirket hakkında haciz işlemi yapmasına rağmen mahalde alacağı karşılar mal bulunmadığını, yapılan araştırmalar neticesinde davalı şirkete ait Mersin İli, Akdeniz İlçesi, ... Mahallesi, 48 ada, 15 parsel de kayıtlı 1 ve 4 numaralı bağımsız bölümlerin 19.06.2012 tarihinde davalı ...'e ve aradan bir hafta dahi geçmeden diğer davalı ...'ye satıldığının öğrenildiğini ve yapılan devirlerin İcra İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca batıl olduğunu belirterek tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; aynı gerekçelere dayalı olarak Mersin İli, Akdeniz İlçesi, ... Mahallesi, 48 ada, 15 parsel de kayıtlı 1, 3 ve 4 numaralı bağımsız bölümlere ilişkin tasarrufların iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız ve gerçek dışı olduğunu, davalı ...'in uzaktan yakından alakası olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere davalı ... açısından haksız ve yersiz olan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. 3. Davalı ... Gıda ve Amb. Paz. San. Tic. Ltd. Şti.; davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı borçlu şirketin ...'den isimli yetkilisinin dava konusu taşınmazları şirketten devralan ...'in kardeşi olması, dava konusu taşınmazı satın alırken bir numaralı taşınmaz hariç olmak üzere satış sözleşmesine gerçek değerinin çok altında yazıldığı, davalı ...'in tasarruf ettiği tarihte taşınmazı alabilecek ekonomik gücünün bulunmadığının yapılan zabıta araştırmasından anlaşıldığı, davalı ...'in satın aldığı taşınmazı kısa bir süre sonra ...'ye sattığı ve bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, Mersin İli, Akdeniz İlçesi, ... Mahallesi, 48 ada, 15 parsel , 1,3 ve 4 numaralı bağımsız bölümlerin 19.06.2012 tarihinde davalı ... Gıda ve Ambalaj Pazarlama Sanayi Ticaret Limidet Şirketi tarafından diğer davalı ...'e ve 26.06.2012 tarihinde davalı ... tarafından davalı ...'ye satışına ilişkin tasarrufların davacının Mersin 7.İcra Müdürlüğü'nün 2012/6328 ve 2012/7909, Mersin 5. İcra Müdürlüğü'nün 2012/7192, Mersin 6. İcra Müdürlüğü'nün 2012/7676 ve Mersin 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/8431 sayılı takip dosyalarındaki asıl alacak ve ferilerini karşılayacak oranda iptaline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; emsal taşınmaz fiyatları gözardı edilerek tamamen tahmine dayalı olarak taşınmazların bedelinin hesaplandığını, İki bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmediğini, müvekkilinin bu taşınmazları tapuda 80.000,00 TL ödeyerek, bankadan 80.000,00 TL havale ederek ve bankadan kendisi 226.950,00 TL çekip elden ödeyerek toplamda 386.950,00 TL'ye satın aldığını, buna göre bedel farkının gerçekleşmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme İİK'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahıs tasarrufa konu malı elinden çıkardıkları tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmeleri gerekir. Bu halde dördüncü kişi yönünden bedel farkı yeterli olmayıp kötü niyetinin somut delillerle ispatlanması gerekir. Somut olayda, davalı borçlu şirket tarafından borcun doğumundan sonra dava konusu taşınmazlar 19.06.2012 tarihinde davalı ...'e, onun tarafından da 26.06.2012 tarihinde davalı dördüncü kişi ...'ye satılmıştır. Dördüncü kişi konumundaki davalı ... yönünden ivazlar arasındaki fahiş fark yeterli olmayıp kötü niyetinin ispatlanmış olması gerekir. Mahkemece; dava konusu taşınmazların kısa bir süre sonra davalı ...'ye devredilmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtilmişse de, bu husus davalı ...'nin kötüniyetini göstermeyeceği gibi, borçlunun mali durumunu ve alacaklılarını ızrar kastını bildiği veya bilebilecek durumda olduğunu da göstermeyecektir. Aynı şekilde, davalı ...'in tasarruf ettiği tarihte taşınmazı alabilecek ekonomik gücünün bulunmadığı belirtilmişse de, davalı ...'nin taşınmazları devraldığı 26.06.2012 tarihinden 2 gün sonra 28.06.2012 tarihinde taşınmazları devraldığı davalı ...'in banka hesabına 80.000,00 TL havale yaptığı, yine 25.05.2012, 26.06.2012, 28.06.2012 ve 29.06.2012 tarihlerinde banka hesaplarından toplamda 226.950,00 TL para çektiği, böylece ekonomik durumunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak, yargılama aşamasında tanık olarak dinlenen ...; " davalı borçlu ... Gıda ve Ambalaj Tic. Ltd.Şti. yetkilisi Tamer Memiş ile alacak nedeni ile görüştüğünü, Tamer Memiş'in benim ...'ye borcum var, ... üzerinden ...'ye gayrimenkulün satışını yaptım, ... sattığı taktirde sizin alacağınızı bu borçtan artan paradan ödeyeceğim dediğini, ...'in davalı şirketin personeli olduğunu, ...'nin ise hemşehrisi olup birlikte ticari ilişkisi olduğunu beyan etmiş olup, mahkemece davalı borçlu şirket yetkilileri ile davalı 4.kişi ...'nin gerçekten aynı köylü olup olmadıkları, borçlu şirket ile aralarında bir ticari ilişki, bu kapsamda borcu ya da alacağı olup olmadığı araştırılmamıştır. Bu durumda, mahkemece bu hususların araştırılarak sonucuna göre, davalı 4.kişi ...'nin davalı borçlu şirket ve yetkililerinin alacaklılara zarar verme kastı ile hareket ettiğini bilen veya bilmesi gereken kişilerden olup olmadığının değerlendirilmesi, davalı 4.kişi ...'nin bu kapsamda kötüniyetli olduğu sonucuna varılırsa şimdiki gibi davanın kabulüne, aksi durumda ise davanın davalı ... yönünden reddi, İİK'nun 283.maddesi gereğince davalı ...'in taşınmazları elinden çıkardığı 26.06.2012 tarihindeki gerçek değerleri oranında tazminatla sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'ye verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ...'ye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.