Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/17982 E. 2022/14559 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/17982
- Karar No
- 2022/14559
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Yeşilhisar Asliye Hukuk Mahkemesi Trafik kazası nedeniyle doğan maddi ve manevi zararın tazmini davasının maddi tazminat yönünden feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun, davalı ... Ltd. Şti.’nin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulüne, kararın yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına, maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R Davacı vekili; 03.07.2014 tarihinde davalılardan ... Ltd.Şti.'ye ait, diğer davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki çekici ve ona takılı dorse ile trafikte seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde durup çekiciyi park etmek için kontrolsüzce geriye doğru manevrası sırasında aracının arka kısımları ile arkada durmakta olan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki sepetli motosikletin ön kısımlarına çarpması ve motosikleti altına alması sonucu maddi hasar ve yaralanmayla sonuçlanan trafik kazası meydana geldiğini, davalı ...'ın ceza yargılamasında tam kusurlu bulunduğunu ve aleyhine cezaya hükmedildiğini, kaza nedeniyle müvekkili sürücü ...'ın yaralandığını, iki yıl hiç çalışamadığını, hasta yatağında yatalak bir şekilde eşinin sürekli desteği ve tedaviler sonucunda ayağa kalkabildiğini, sağ koluna platin takıldığını, sağ elini açıp kapayamadığını, bu olay nedeniyle müvekkilinin maddi zararları olduğu gibi, yaşadığı uzun süreli rahatsızlığın onu manen de çok yıprattığını, bilirkişi incelemesi ile de yapılacak sonuç üzerine çıkacak haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 500,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi olmak üzere 200.500,00 TL tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalılar vekilleri; davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada toplanan delillere göre; maddi tazminat yönünden talebin feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat yönünden 40.000,00 TL manevi tazminatın 03.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsil tahsiline dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuş; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; davalı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ise kısman kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına, HMK’ nun 353/1-b-2. Maddesi gereğince yeniden hüküm tesisine, maddi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne, 60.000,00 TL manevi tazminatın 03.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek müteselsil tahsiline karar verilmiş; karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı tarafça dava dilekçesinde 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek müteselsil tahsili talep edilmiş, ilk derece mahkemesince 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek müteselsil tahsiline karar verilmiş ve reddedilen kısım üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 maddesinin “manevi tazminat davalarında karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez” hükmü gereğince davacı lehine hükmedilen 6.000,00 TL vekalet ücretini geçmemek üzere davalılar lehine 6.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ancak hükmedilen 6.000,00 TL vekalet ücretini iki ayrı bentte (6 ve 7. bentlerde) davalı ... lehine 3.000,00 TL, davalı ... lehine 3.000,00 TL olarak ikiye bölerek göstermiştir. Bu durumda davalılar lehine tek bir vekalet ücreti belirlenmiş ancak bu tek vekalet ücreti ikiye bölünerek sanki iki davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş gibi hükme yazılmıştır. Davalıların reddedilen kısım üzerinden lehlerine tek vekalet ücreti hükmedilmesine karşı istinaf talepleri yoktur. Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarı yetersiz bulunmuş ve ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 60.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek müteselsil alınmasına karar verilmiş, davacı lehine kabul edilen kısım üzerinden 8.600,00 TL vekalet ücreti takdir edilmiş, davalılar lehine de iki ayrı bentte (7 ve 8. bentler) ayrı ayrı 8.600,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. İki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin gerekçesi “davacının davalılar yönünden ortak ret nedeniyle tek vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiş olup davacı vekilince bu husus istinaf sebebi yapılmadığından Dairemizce davalılar yönünden kazanılmış haklar korunarak yeniden tesis edilen hükümde de ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiştir” olarak gösterilmiştir. Ancak yukarıda açıklandığı üzere ilk derece mahkemesince davalılar lehine iki ayrı vekalet ücreti takdir edilmemiş olduğundan davalılar lehine kazanılmış haktan bahsedilemez. Bu nedenle tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince reddedilen manevi tazminat yönünden her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Ne var ki, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesinin 2. fıkrası gereğince kararın aşağıda yazılı olduğu şekilde davacı yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalılar ... Mühendislik İnşaat Turizm Tekstil Nakliyat Ticaret Ltd. Şti. ve ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (7) ve (8). bentlerinin hükümden tamamen çıkartılarak “7-Manevi tazminatın reddedilen kısmı yönünden davalılar ... Mühendislik İnşaat Turizm Tekstil Nakliyat Ticaret Ltd. Şti. ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2. maddesi gereğince 8.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine” bendinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HMK 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya ve davalılara geri verilmesine 14.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.