Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/1746 E. 2023/9296 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1746
Karar No
2023/9296
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1023 E., 2020/3842 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi/ Davanın Açılmamış Sayılması İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/131 E., 2019/260 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'in davacı banka ile ... End. Cih. Otom. Bilg. Sis. San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel ticari kredi sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla taraf olduğunu, anılan sözleşmeden ... borcun ödenmemesi sebebiyle icra takibine geçildiğini, icra takibi ile icra takibine konu alacak ve diğer alacaklara ilişkin davalar derdest iken müvekkili bankadan mal kaçırmak amacıyla, dava konusu taşınmazın, davalı borçlu ... tarafından diğer davalı ...'a satıldığını, dava konusu olayla İİK'nin 277 ve devamı maddesi hükümlerinin koşullarının gerçekleştiğini ileri sürerek dava konusu İstanbul İli ... İlçesi, Erenköy Mahallesi, 108 pafta, 1404 ada, 190 parsel ... taşınmazda yer alan 38 numaralı bağımsız bölümün davalı ... adına kayıtlı iken ...'a satışına ilişkin satım sözleşmesinden kaynaklanan tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili hakkında kesinleşmiş icra takibi bulunmadığından davanın usul yönünden reddi gerektiğini, esas yönünden ise iş adamı olan müvekkilinin borca batık olmadığını, hissesini diğer hissedarlardan olan ablasının eşine satmasının doğal olduğunu, satış bedelinin 140.000,00 TL'sinin müvekkilinin banka hesabına yattığını, diğer 20.000,00 TL'si için ise 4 adet senet alındığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından dava şartlarından olan aciz vesikasının alınmadığından usul yönünden davanın reddi gerektiğini, esas yönünden ise müvekkilinin diğer davalı hissesini gerçek değerinin üzerinden iyi niyetli satın aldığını, satış bedelinin de piyasa değerinden ödendiğini, ortada gerçek bir satış olduğundan davacı tarafın iddiasının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 11.07.2019 tarihinde tarafların gelmediği belirtilerek, davacı vekilinin duruşma gününden haberdar olmasına rağmen mazeret bildirmediği ve gelmediği gerekçesiyle 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 150/1'inci maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, ardından da 3 ... fazla sürenin geçtiği gerekçesiyle yenilenmeyen davanın HMK'nin 150'inci maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın müvekkili banka adına davayı takip eden İstanbul Barosu avukatlarından Av. ... ...'e verilen vekâletnamenin süreli olup, 31.12.2018 tarihinde sona erdiğini, HMK'nin 76,77 ve 114/f maddelerine rağmen yerel mahkeme hakiminin vekâletnamenin süresinin bittiğine dikkat etmeyerek, avukata yeni vekâletname ibrazı için süre vermediği gibi müvekkili Ziraat Bankası A.Ş'ye de bildirim yapmadığını, yerel mahkemenin vekâletnamenin süreli olması nedeniyle süresi biten vekile ve asile bildirim yapmadan duruşmaları yapmaya devam ettiğini, ancak meslektaşının süreli vekâletnamesinin bitiminden sonra duruşmalara katılmaması sonucu davanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, vekilin ve asilin bu karardan bilgisi bulunmadığından 1 ve 3 aylık yenileme süresini kaçırması sonucu davanın açılmamış sayılmasına hükmolunduğunu, mahkeme tarafından vekile yeni vekâlet sunması yahut asile bu durumu belirten bir muhtıra gönderilmemiş olması nedeniyle müvekkilinin hak kaybına uğradığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 29.11.2018 tarihli duruşmada, bir sonraki duruşmanın gün ve saatinin davacı vekili olarak duruşmada hazır bulunan Av. ... ...'a yöntemine uygun biçimde tebliğ edildiği, böylece 11.07.2019 tarihli duruşmada HMK'nin 150/1'inci maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesinde ve açılmamış sayılmasına hükmolunmasında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 150 inci maddesi, 2004 ... İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/1746, K. 2023/9296, T. 18.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-1746-e-2023-9296-k-2f78303e7f30