Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/17084 E. 2023/1645 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/17084
- Karar No
- 2023/1645
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/94 Esas 2021/426 Karar HÜKÜM/KARAR : Esastan kabul, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın giderilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmesine, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.06.2016 tarihinde müvekkilinin yaya iken bir aracın park halindeki araca arkadan çarpması ve onun da bu çarpmanın etkisi ile önündeki araca çarpması şeklinde oluşan trafik kazasında park halindeki iki araç arasında bulunan müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, maluliyet zararının giderilmesi için davalı kuruma başvurulduğunu ancak olumlu yanıt alınamadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı olarak 3.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 19.09.2018 tarihli dilekçesi ile talebini toplam 80.827,61 TL’ye ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili kuruma maluliyet raporu olmadan başvuru yapıldığını, maluliyet raporunun sunulmasının istendiğini, davacının maluliyet raporu sunmak yerine huzurdaki davayı açtığını, sigorta şirketine geçerli bir başvuru olmadan iş bu davanın açılması nedeniyle davanın dava şartı eksikliği yönünden usulden reddi gerektiğini, kaza tarihini kapsar sigorta poliçesi olup olmadığının araştırılması gerektiğini, kusur oranlarının tesbiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, maluliyet durumunun tesbiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, maluliyet tazminatının uzman bilirkişilerce TRH-2010 tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesap yapılması gerektiğini, sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından kaynaklanan sorumluluğu bulunmadığını, rücuya tabi tazminat ödenip ödenmediğinin araştırılması gerektiğini, vergi kayıtlarından ya da resmi makamlardan temin edilecek gelir belgelerinin dikkate alınması gerektiğini, sigorta şirketinin poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, dava tarihinden yasal faiz talep edilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davanın kabulüne, 12.186,80 TL geçici iş göremezlik ve 68.640,81 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 80.827,61 TL maddi tazminatın 12.10.2016 tarihi itibariyle avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının maluliyeti nedeniyle, müvekkiline müracaat ettiğini, ancak kendisinden maluliyet raporu talep edilmesi üzerine, raporu sunmaksızın dava açtığını, müvekkilinin kendisine maluliyet raporu ve kusura ilişkin delil sunmadan ödenecek tazminatı belirleme ve ödeme yapma imkanın bulunmadığını, bu nedenle eksik evrakla müracaat edilerek sonrasında dava açılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davanın bu nedenle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, esas açısından ise; maluliyete ilişkin raporun Genel Şartlara uygun olarak "Özürlülük Ölçütü ve Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Raporlar Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine göre alınması gerektiğini, mahkemece alınan raporun söz konusu yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, öte yandan geçici iş göremezlik zararlarından müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporunda ... Genel Şartlarına uygun hesaplama içermediğini, kararın bu nedenle de hatalı olduğunu, yine mahkemece tazminata avans faizi işletilmesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf taleplerinin, dosya kapsamına göre davacı tarafından dava açılmadan önce, davalının da kabulünde olduğu gibi sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşıldığından KTK.nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazının yerinde olmadığı, mahkemece raporun alındığı tarihte ve karar tarihinde, 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesindeki Genel Şartlara atıf yapan madde iptal edilmemiş olması nedeniyle Genel Şartlar çerçevesinde "özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre rapor alınması gerekir ise de, 2918 Sayılı Yasanın 90. ve 92. maddesinde Genel Şartlara atıf yapılan maddeler yukarıda bahsi geçen Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptal ediliğinden iptal kararı da 09.10.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiğinden, iptal kararının devam eden uyuşmazlıklarda da uygulanacak olması karşısında, davalının uyuşmazlıkta "özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmediği, geçici iş göremezlik zararlarının, TBK'nun 54. maddesi kapsamındaki zararlardan olması ve araç işletenin sorumluluğunda bulunması, kaza tarihinde yasanın 92. maddesinde açıkça sigorta teminat dışında sayılmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararlarından davalının sorumlu olduğu, TRH-2010 Yaşam Tablosu ile "muhtemel yaşam süresi" belirlendikten sonra "progresif Rant Yönetimi" uygulanmak suretiyle tazminat hesaplaması yönteminin Yargıtay tarafından benimsenen yönteme uygun olduğu belirtilerek reddine ancak davadan önce muaccel olan tazminat alacağı yönünden, davalının açılan dava ile temerrüdü gerçekleştiğinden, 12.10.2016 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin doğru olmadığı, mahkemece kaza yapan aracın türünden hareket ile tazminatın avans faizi ile tahsiline karar verilmiş ise de, faizin belirlenmesinde aracın türü değil, kullanım amacı nazara alınması gerektiğinden, davacıya ait aracın ruhsat bilginde "hususi" araç olarak belirtilmiş olması, ticari kullanıma yönelik delil de sunulmaması nedeniyle, hükmedilen tazminatın yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, "avans faizi" ile tahsiline karar verilmiş olmasının doğru olmadığı belirtilerek istinaf taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmesine, davanın kabulüne, 12.186,80 TL geçici iş göremezlik, 68.640,81 TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 80.827,61 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuruya maluliyet raporunun eklenmediğini, maluliyet raporu olmadan başvuru yapılamayacağını, bu nedenle davanın başvuru şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, teknik faiz uygulanmamasının hatalı olduğunu, sunulan maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Yönetmeliğine göre maluliyet raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının sigorta şirketinin sorumluluğunda olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmektedir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, maluliyet raporunun başvuruya eklenmemesi sebebiyle davanın usulden reddi gerekip gerekmediği, teknik faiz uygulanmadan maluliyet tazminatının hesaplanmasının hatalı olup olmadığı, maluliyet raporunun doğru yönetmeliğe göre belirlenip belirlenmediği, geçici iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin sorumlu olup olmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 95 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 30.06.2016 tarihinde meydana gelmiştir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.