Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/14761 E. 2023/3362 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/14761
Karar No
2023/3362
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1167 E., 2020/3788 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/220 E., 2017/1091 K. Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın giderilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.11.2011 tarihinde müvekkilinin kullandığı motosiklet ile başka bir aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, kazaya karışan karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmadığından davalı kuruma zararın karşılanması için başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları baklı kalmak kaydı ile 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 500,00 TL sürekli bakıcı giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini dava ve talep etmiş, 12.07.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 183.532,14 TL'ye, sürekli bakıcı gideri talebini 200.000,00 TL’ye ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın talep ettiği miktarın açıklattırılması ve eksik harcın tamamlattırılması gerektiği, davacının sürücü ehliyetsiz kullandığı plakasız motosiklet ile yaralandığını, iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı tarafın dava öncesinde kuruma başvuruda bulunduğunu, kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, işlem dosyası açıldığını eksik bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istendiğini, herhangi bir cevap gelmediğini, tekrar eksikliklerin istendiğini, özürlü sağlık kurulu raporundaki mesane ile ilgili özrün trafik kazası ile ilgisi bulunmadığını, davacının ehliyetsiz araç kullandığı ve asli tam kusurlu olduğunu, kask kullanmadığını, ceza yargılamasında sunulan raporda 6/8 oranında kusurlu bulunduğunu, çalışmayan küçük için gelir elde ediyormuş gibi olay tarihinden itibaren tazminat talep edilmesinin haklı ve hukuki gerekçesi bulunmadığını, sorumluluğun kusur oranı ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu, daimi maluliyet oranının belirlenmesini, tazminat miktarının uzman bilirkişiler tarafından hesaplanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, sigortasız araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarının hatalı ve eksik olduğunu, yapılacak yeni yargılama ile olaya bizzat tanık olan çoban Süleyman Kocabıyık'ın dinlenilerek gerçek kusur durumlarının tespit edilmesini talep etmiştir. bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf taleplerinin, tanık dinlenilmesi talebinde bulunulan yargılama aşamasına, hükme dayanak yapılan bilirkişiler kurulunca düzenlenen raporun içeriğine, raporda dosyadaki ve ceza yargılamasındaki tespitler ve raporlar ile davacı tarafın kusura ilişkin itirazları etraflıca irdelenerek dosya içeriğine uygun olduğu değerlendirilen sonuca ulaşılmış olunmasına göre esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarının hatalı ve eksik olduğunu, traktör sürücüsünün de kusuru bulunduğunu, aksine bilirkişi raporlarının teknik ya da hukuksal dayanaktan yoksun olduğunu, olaya bizzat tanık olan çoban Süleyman Kocabıyık'ın dinlenilmemesinin hatalı olduğunu, kusur durumunun bu nedenle aydınlanmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çift taraflı trafik kazasına karışan aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmadığından davalı ... Hesabından trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik ve sürekli bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49, 50, 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85 ve 90 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve mahkemece alınan kusur raporları ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/14761, K. 2023/3362, T. 13.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-14761-e-2023-3362-k-b21bdfc445d0