Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/14673 E. 2023/9475 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/14673
Karar No
2023/9475
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2434 E., -2020/1273 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Şırnak Asliye Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla ) SAYISI : 2017/710 E., 2019/439 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş yerini, tüm işyeri sigorta poliçesi ile sigortalattığını, poliçede terör klozunun da bulunduğunu, Şırnak Valiliği tarafından 14.03.2016 tarihinde Şırnak ili merkez ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı döneminde gerçekleşen olaylar neticesinde teminat kapsamında yer alan işyeri içerisinde bulunan eşyaların tamamının zayi olduğunu, müvekkilinin sigorta şirketine ihbarda bulunmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını bildirerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin uğradığı maddi zararın şimdilik 4.000,00 TL'sinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 14.11.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile 10.10.2018 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda % 5'lik indirim uygulandıktan sonra 74.872,35 TL zararın, dava tarihten itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Gazipaşa Mahallesi, Gazi Cad. ... No: 82 Daire: Null Merkez/ŞIRNAK adresinin poliçe riziko adresi olarak gösterildiğini, davacının işyeri içinde bulunan eşyaların uğradığı zararın tazminini talep ettiğini, dava konusu poliçede binanın boş olarak belirtildiğini, iş yeri sigorta poliçesinde eşya ya da emtia teminatı bulunmadığını, davacı tarafından talep edilen zararların teminat dışında kaldığını, davacının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, davacının zararlarının 5233 sayılı yasa kapsamında karşılanacağını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının gerçek zararını ispat etmesi ve %5 oranında muafiyet uygulanması gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının riziko adresinde bulunan işyerinde meydana gelen zararların tespiti amacıyla mahallinde keşif yapmak suretiyle alınan bilirkişi raporu ile bina zararının 78.813,00 TL olarak hesaplandığı, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, meydana gelen hasarın teminat kapsamında olduğu, saptanan zarar miktarından poliçe gereği %5 oranında muafiyet indirimi uygulanması gerektiği, davalı şirket tarafından karşılanması gereken bina zararının 74.872,35 TL olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile 74.872,35 TL'nin dava tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davacı tarafın 20.02.2018 tarihli duruşmada, dava konusunun bina zararı olduğuna dair beyanının, iddianın genişletilmesi niteliğinde bulunduğunu, bu duruma muvafakatlerinin olmadığını, meydana gelen zararın teminat kapsamında bulunmadığını, rizikonun ağırlaşacağının davacı tarafça bilindiğini, davacının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, davacının zararlarının karşılanması için 5233 sayılı yasa kapsamında başvuruda bulunulduğunu, davacı adına zarar tespit raporu düzenlendiğini, 5233 sayılı yasa kapsamında zarar gören hak sahiplerine devlet tarafından yaptırılan yeni konutların verildiğini, gerçek zararın ispatının da zarara uğradığını iddia eden davacı sigortalıya ait olduğunu, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, poliçenin geçerli bulunmasına, rizikonun poliçe teminatı kapsamında olmasına, davacı vekilinin 20.02.2018 tarihli beyanının iddianın genişletilmesi yasağına tabi bulunmamasına, 5233 sayılı Yasa kapsamında ödenecek tutarların davalı ... şirketinin sorumluluğunu ortadan kaldırmamasına, hükme esas alınan inşaat bilirkişisi tarafından düzenlenen 10.10.2018 tarihli raporun denetime elverişli olmasına, mahkemece bilirkişi tarafından belirlenen bedel üzerinden %5 oranında muafiyet indirimi yapılmasının poliçe özel şartına uygun bulunmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçelerinde; istinaf dilekçelerinde ileri sürülen sebepler ile kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından İşyerim Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan işyerindeki eşyaların zayi olması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci ve 26. maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı tarafından sigortalanan işyerindeki eşyaların uğradığı zararın tazminini talep etmiştir. 20.02.2018 tarihli Ön inceleme duruşmasında, dava dilekçesini tekrar ettiklerini, özel sigorta sözleşmesinden kaynaklanan binaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin olduğunu, her ne kadar dilekçe içeriğinde eşyalardan bahsetmiş iseler de bu hususun sehven yazıldığını, zira poliçe kapsamında eşya bulunmadığını, sonuç ve istem kısmında da talebin, poliçe kapsamında müvekkilin uğradığı zararların tazminine ilişkin olduğunu, bina zararına ilişkin taleplerinin kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili aynı celse beyanlarında, dava dilekçesinin gerek talep konusu gerekse açıklamalar bölümünde, hiçbir tereddütte mahal bırakmayacak şekilde iş yeri eşyasında oluşan zararın tahsilinin talep edildiğini, davacı vekilinin sonuç ve istem kısmındaki taleplerinin bina zararına ilişkin olarak değerlendirilmesi açıklamasının, iddianın genişletilmesi niteliğinde olduğunu, iddianın genişletilmesine muvafakatlarının bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. Mahkemece 27.03.2019 tarihli celse davanın eşya zararına yönelik tazminat davası olduğu tespitine yer verilmiş, ancak yargılama sırasında bilirkişi heyetinden alınan raporda poliçede teminat altına alınan işyerinin (bina) ağır hasarlı olması nedeniyle zarar tespiti yapılmış ve Mahkemece, bilirkişi raporu ile tespit edilen (bina zararı) 74.872,35 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” HMK’nın 26 ncı maddesi ile düzenlenmiş olup hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Dava konusu poliçede faaliyet konusu yerin, "Boş bina" olarak belirtildiği, eşyalara yönelik teminatın bulunmadığı ve davacının açıkça dava dilekçesinde işyerindeki eşyaların zararını talep ettiği gözetildiğinde, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi 6100 sayılı HMK'nın 26 ncı maddesine aykırı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/14673, K. 2023/9475, T. 19.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-14673-e-2023-9475-k-70e79094f840