Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13904 E. 2023/7783 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/13904
- Karar No
- 2023/7783
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/6115 Değişik İş – 2019/150 Karar SAYISI : İHK-2019/8994 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Reddine-Davacının İtirazının Kabulü İle Başvurunun Kabulüne SAYISI : K-2019/2394 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazlarının kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.12.2017 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu ve davalı tarafından zorunlu trafik sigortalı aracın tek taraflı trafik kazası yapması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak zararın karşılamadığını iddia ederek oluşan zararlarının tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 45.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün olayda kusuru bulunmadığından sigorta şirketinden doğan zararın tazmininin istenemeyeceğini, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının kollukta şikayetçi olmadığını, aksi kanaatte hesaplama yapılacaksa TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiğini, yasal faizden sorumlu olduklarını, başkaca bir faiz talep edilemeyeceğini, vekalet ücretinin AAÜT’ ye göre belirlenen rakamın 1/5'i olması gerektiğini savunarak taleplerin reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu kazada aracın önüne çıkan domuz sürüsüne çarptıktan sonra savrulup elektrik direğine çarpması sonucu araç içerisinde bulunan davacının yaralanmasında, kazaya yola aniden çıkan domuzların sebep olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; kaza krokisinden de anlaşılacağı üzere sigortalı aracın önüne çıkan yaban domuzlarına çarptıktan sonra 161 metre savrulduğunu, daha sonra elektrik direğine çarptıktan sonra tekrar 36 metre daha savrulduğunu, araç sürücüsünün aşırı hızlı ve kazanın meydana gelmesinde kusurlu bulunduğunu, KTK'nun 52 ve 73 maddelerini ihlal etmesi nedeniyle kusurlu bulunduğunu belirterek hakem kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Araç işletenin sorumluluğu kusursuz sorumluluk olup tehlike sorumluluğudur. Araç işletenin sorumluluktan kurtuluş nedenlerinden biri kazanın münhasıran mücbir sebepten kaynaklı olmasıdır (diğerleri bilindiği üzere, üçüncü kişinin, zarar görenin ağır kusurudur). Dava konusu olayda kaza münhasıran mücbir sebepten meydana gelmemiştir. Aracın işletilmesinin de kazada etkisi vardır (aracın hızının yasal sınırlar üzerinde olmaması önemli değil-aracın hızı veya trafikte kullanılıyor olması- nedeni ile yabani hayvana çarpmanın ve savrulmanın da kazada etkisi olduğu anlaşılmaktadır) Ancak mevcut olayda, aracın işletilmesinin bizatihi olayda rolü olduğu, kazanın aracın hayvana çarpması sonucu olduğu bu nedenle tehlike sorumluluğu gereği araç işletenin kusursuz sorumluluğuna ilişkin hükümleri gereğince sorumlu bulunması nedeniyle tazminat hesabı yaptırılması yönünde bilirkişi Şebnem Yalçınkaya'nın görevlendirilmesine karar verilmiştir." gerekçesi ile davacı vekilinin itirazlarının kabulüne, kararın kaldırılmasına, talebin kabulüne, 45.000,00 TL sürekli maluliyet tazminatının 12.10.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın oluşumunda sürücünün kusuru bulunmadığından başvurunun reddi gerekeceğini, miktarın fahiş belirlendiğini, miktarı kabul etmediklerini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, emniyet kemeri takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, vekalet ücretinin AAÜT’ ye göre belirlenen rakamın 1/5'i olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik' in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1-Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. 2918 sayılı Kanunun 86 ncı ve 85 inci maddelerinde sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Somut olayda, dava konusu kazaya dava dışı etken, (yola çıkan bir yabani domuzun aracın tekerlekleri arasına girmesi) neden olmuş olup, sigortalı araç sürücüsünün bu olayda kusuru bulunmamaktadır. Alınan bilirkişi raporu da bu doğrultudadır. Bu durumda kaza ile dava dışı sürücünün sorumluluğu arasında uygun illiyet bağı ortadan kalkmıştır. Hal böyle olunca 2918 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi uyarınca işletenin sorumluluğu da ortadan kalkacak, işletene düşen sorumluluğu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında üstlenen davalı ... şirketinin de tazminattan sorumluluğu söz konusu olamayacaktır. Bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, 2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine Dosyanın saklama kararı veren mahkemeye gönderilmesine 12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.