Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/12764 E. 2023/3358 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/12764
Karar No
2023/3358
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/377 Esas 2020/434 Karar HÜKÜM/KARAR : Esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2018/129 Esas 2019/641 Karar Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın giderilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.08.2011 tarihinde, davalı ... şirketinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında müvekkili yayanın yaralandığını, malul kaldığını, iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile güç kaybı ve iş kaybı nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmeini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’i ileri sürerek, davacının sigorta şirketine dava açmadan önce başvuru yapmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin poliçe limiti ve sigortalısının kusuru ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, bu nedenle kusur incelemesi yaptırılması gerektiğini, maluliyet raporlarını kabul etmediklerini ve Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor ile maluliyetin belirlenmesi gerektiğini, olay sebebi ile elde edilen gelir var ise bunun hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, tedavi giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, hesaplama uzmanlık gerektirdiğinden aktüer sıfatına sahip bilirkişi tarafından rapor düzenlenmesi gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; keşifte rapor düzenleyen bilirkişinin ehil olmadığını, bilirkişinin olay yerine ilişkin kroki ve tespit tutanaklarını dikkate almadan hatalı kroki hazırlayarak hatalı rapor düzenlediğini, itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu'nun da ehil olmayan bilirkişinin düzenlediği kroki ve rapora göre rapor düzenlendiğini, yeniden keşif yapılması talebinin kabul edilmediğini, kaza tarihinde yolda tadilat olması nedeniyle yolun tek şeritli olarak kullanıldığını, müvekkilinin kontrollü şekilde karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı esnada sürücünün aşırı hız yapması sonucu kazanın meydana geldiğini, bilirkişi raporunda yol çalışmasına hiç değinilmediğini savunarak yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf taleplerinin, mahkemece keşfen alınan bilirkişi raporu ile itiraz üzerine Ankara Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda kazanın oluşumunda davacının tam kusurlu olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan uzman bilirkişi raporlarının yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olması, bilirkişi raporlarında yolda çalışma olduğunun değerlendirilmesi ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme verilen kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, keşifte rapor düzenleyen bilirkişinin ehil olmadığını, bilirkişinin olay yerine ilişkin kroki ve tespit tutanaklarını dikkate almadan hatalı kroki hazırlayarak hatalı rapor düzenlediğini, itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu'nun da ehil olmayan bilirkişinin düzenlediği kroki ve rapora göre rapor düzenlendiğini, yeniden keşif yapılması talebinin kabul edilmediğini, buna yönelik istinaf taleplerinin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, kaza tarihinde yolda tadilat olması nedeniyle yolun tek şeritli olarak kullanıldığını, müvekkilinin kontrollü şekilde karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı esnada sürücünün aşırı hız yapması sonucu kazanın meydana geldiğini, bilirkişi raporunda yol çalışmasına hiç değinilmediğini belirterek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 04.08.2011 tarihli çift taraflı trafik kazasında malul kaldığını iddia eden yayanın kazaya karışan karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı talep edip edemeyeceğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49 uncu, 50 inci, 51 inci, 52 nci, 54 üncü, 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85 ve 90 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve alınan kusur raporunun açık ve gerekçeli denetime ve hüküm kurmaya ilverişli olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/12764, K. 2023/3358, T. 13.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-12764-e-2023-3358-k-7f5126eada38