Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/12459 E. 2022/17058 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/12459
- Karar No
- 2022/17058
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi ... İtiraz Hakem Heyetinin 26/08/2019 tarih 2019/İHK 10339 sayılı kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R- Davacı vekili; 25.09.2009 tarihinde meydana gelen tek taraflı kazada, davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın sürücüsü olan desteğin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 41.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 46.831,00 TL'ye yükseltmiştir. ... tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre davacı desteğinin tam kusurlu olması nedeniyle başvuru sahibinin talebinin reddine karar verilmiş; bu karara davacı vekili, ... nezdinde itiraz etmiştir. ... tarafından Uyuşmazlık Hakemi'nin 26.05.2019 tarih ve K.2019/45726 sayılı kararının değerlendirilmesi sonucunda sigorta şirketinin başvuruya cevap dilekçesinde belirttiği KTK.m.109 kapsamında 2 yıllık zamanaşımı def'i haklı görülerek ve tek taraflı trafik kazası dolayısıyla ceza zamanaşımı da söz konusu olmayacağından başvuranın itirazının reddine, karar verilmiş; karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili, meydana gelen kazada sürücü desteğin öldüğünü açıklayıp destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacı desteği tam kusurlu olduğundan talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince;KTK.m.109 kapsamında davalının 2 yıllık zamanaşımı def'i haklı görülerek ve tek taraflı trafik kazası dolayısıyla ceza zamanaşımı da söz konusu olmayacağından itirazın reddine karar verilmiştir. Anılan karar hatalı olup bozmayı gerektirmektedir. Şöyle ki; Somut olayda kaza 25.09.2009 tarihinde gerçekleşmiş, davaya konu trafik kazası sonucunda davacının sürücü desteği vefat etmiştir. Bir kişinin ölümüyle sonuçlanan söz konusu trafik kazası 5237 sayılı TCK'nin 85/1.maddesi kapsamında bir fiil niteliğindedir ve sürücü/davacı desteğinin vefat etmiş olması ve murisin kusurlu olması sonuca etkili değildir. Yasa koyucunun amacı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca tehlike sorumluluğunu doğuran olaylarda sorumlulara karşı daha uzun zamanaşımı süresi içerisinde yönelmeyi sağlamaktır. Buna göre eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddelerinde öngörülen ceza zamanaşımı süresi 15 yıl olup, bu zamanaşımı süresi dikkate alındığında dava tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, eldeki davada zamanaşımı süresinin dolmadığı dikkate alınmak suretiyle işin esasına girilip, davacının ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağı; dolayısıyla araç sürücüsünün tam kusurlu olması halinde, desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceğine; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı ... şirketinin, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığı ve olayda sürücü tam kusurlu olsa bile, destekten yoksun kalan davacıların da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğu, davalı ... şirketinin desteğin ölümü ile ortaya çıkan zarardan sorumlu olacağı (HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas-411 karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas 2012/92 karar, HGK.nun 16.1.2013 gün ve 2013/17-1491 Esas 2013/74 Karar sayılı vs. ilamları uyarınca) gözetilerek tarafların delilleri toplanıp, sonucuna göre bir karar vermek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.