Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/10064 E. 2023/2093 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/10064
Karar No
2023/2093
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2318-2020/1477 HÜKÜM/KARAR : Davacının İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine, Davalının İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulüne, Esas Hakkında Yeni Hüküm Kurulmasına ve Davanın Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, esas hakkında yeni hüküm kurulmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından sorumluğu temin edilen trafik sigortasız araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı 20.07.2015 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL geçici iş görmezlik ve 100,00 TL kalıcı iş görmezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 91.467,11 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza yapan şahıs ile davacının uzlaşmış olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 83.991,19 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı ile sigortalı araç sürücüsü uzlaşmış olduğundan davanın CMK 253/19 maddesi düzenlemesi gereği reddinin gerektiğini, hükme dayanak yapılan kusur raporunun tek bilirkişi tarafından düzenlendiğini, maluliyet raporunun da kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre düzenlenmediğini, davacı yanın koruyucu tertibatı bulunmaması nedeniyle müterafik kusuru olduğunun gözetilmediğini ve gerekli kusur indirimi yapılmadığını, mahkemece takdir edilen tazminat yönünden faizin başlangıç tarihinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''...davacı ...'ın davalı sürücü ... ile Adana Cumhuriyet Savcılığı 2015/62942 sor. sayılı dosyasında yapılan uzlaşma kapsamında "Şüpheli ...'nın huzurda özür dilediği takdirde uzlaşmak istediğini buna bağlı olarak başkaca maddi, manevi ve hukuki talebinin olmadığını" demek sureti ile uzlaşmayı kabul ettiği, davacıya 20.07.2015 tarihinde imzalatılan uzlaşma teklif formunda uzlaşmanın hukuki sonuçları kapsamında aydınlatıcı bilgi verildiği anlaşılmakla davacının olayın asıl faili konumunda bulunan davalı sürücü ... ile uzlaşmış olması sebebi ile davalı sürücü ...'dan rücu imkanı bulunan ... aleyhinde tazminat davası açamayacağı, davacının tazminat davası açma hakkından uzlaşmak sureti ile vazgeçmiş olduğu'' gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile esas hakkında yeni hüküm kurulmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uzlaşmanın sağlanması halinde tazminat davası açılamayacağının tereddüte mahal vermeksizin açıklanmadığını, davacının amacının şüpheliyi özür dilemesi karşısında ceza yargılamasından kurtarmak olduğunu, sigorta şirketi ve işletenin hukuki sorumluluğunun devam edeceğini düşünmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğunu, uzlaşma teklifinin hukuk devleti, hukuki güvenirlik, hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddinin de hatalı olduğu ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe Uyuşmazlık, davalı tarafından sorumluluğu temin edilen trafik sigortasız araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı taraf araç sürücüsü ile davacının 16.11.2015 tarihli uzlaşma tutanağına göre CMK’nın 253. maddesi kapsamında uzlaşıldığı, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nca uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, uzlaşma tutanağının ilam mahiyetinde olduğu ve tutanağın aksinin de aynı kuvvetteki delillerle ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/10064, K. 2023/2093, T. 20.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-10064-e-2023-2093-k-2d70b86d8170