Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2013/9445 E. 2013/12139 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/9445
- Karar No
- 2013/12139
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 27/05/2003, 02.07.2004 ve 15.06.2007 gününde verilen dilekçeler ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davaların kabulüne dair verilen 02/04/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birlesen davaların kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 2003/61 esas no'lu asıl dosyada; davacı, Taşlıçay Belediyesinde çalıştığını, Taşlıçay Belediye Başkanı olan davalının göreve geldikten sonra kendisine karşı keyfi ve haksız uygulama yaptığını, rencide etmek amacıyla görev alanı dışında görevlendirdiğini ya da hiç görev vermeden beklettiğini belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Bu dosya ile birleştirilen Taşlıçay Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/33 esas, 2010/45 karar sayılı dosyasında; davacı, Taşlıçay Belediye Başkanı olan davalının keyfi olarak hasta sevklerini imzalamadığını, geciktirdiğini, tedavi yolluklarını ödemediğini, hukuki dayanaktan yoksun cezalar verdiğini belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Yine bu dosya ile birleştirilen Taşlıçay Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/60 esas, 2005/8 karar sayılı dosyasında da davacı, Taşlıçay Belediye Başkanı olan davalının kendisine karşı haksız uygulamalar yaptığını, aylıktan kesme ve sair cezalar verdiğini, bu cezaların idare mahkemesinde iptal edildiğini ancak belediye başkanının bu kararları zamanında uygulamadığını belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı, davaların reddini savunmuştur. 1-Bu dosya ile birleştirilen Taşlıçay Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/60 esas,2005/8 karar sayılı dosyasında dava dilekçesinden açıkça idare mahkemesinin disiplin cezasının iptaline yönelik kararının zamanında uygulanmaması sebebine de dayanıldığı anlaşılmaktadır. Dosya içeriğinden, idare mahkemesi kararının süresinde uygulanıp uygulanmadığı anlaşılamamaktadır. Ayrıca bu iddia ile ilgili davalı hakkında açılan ceza dosyasının da zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir. Şu halde bu dosya yönünden, mahkemece, idare mahkemesi kararının süresinde uygulanıp uygulanmadığı araştırılmadan karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. 2-2003/61 esas no'lu asıl dosya ve birleştirilen Taşlıçay Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/33 esas,2010/45 karar sayılı dosyasında ki davalar ise; kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken, kusurları sonucu kişilere zarar vermelerinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi, ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır.( TC Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy. K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler, emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır. Davaya konu edilen olayda; Belediye Başkanı olan davalının davacıya keyfi davranması, alanı dışında iş vermesi veya hiç vermemesi, rencide edici davranışlarda bulunması, bilerek sevk kağıdını imzalamaması, geç imzalaması, ödemelerde zorluk çıkarması nedenine dayalı olarak manevi tazminat isteminde bulunulmuştur. Şu durumda, 2003/61 esas no'lu asıl dosya ve bu dosya ile birleştirilen Taşlıçay Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/33 esas,2010/45 karar sayılı dosyaları yönünden, davanın idari yargı yerinde ve idareye karşı açılması gerekir. Mahkemece kamu görevlisi olan davalı hakkında, kusuruna dayanılarak açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24/06/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. İdare aleyhine böyle bir davanın açılabilmesi, hizmet kusurundan kaynaklanmış, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Kamu görevlisinin, özellikle haksız eylemlerde, Anayasa ve özel yasalardaki bu güvenceden yararlanma olanağı bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde belirtilen maddi olgulardan davalının salt kişisel kusuruna dayanıldığının anlaşılması karşısında öncelikle bu iddia doğrultusunda delillerin toplanıp değerlendirilerek sonuca varılması gerekir. Açıklanan nedenlerle bozma kararının 2. bendine katılmıyorum. 24/06/2013