Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2011/12732 E. 2012/15038 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/12732
- Karar No
- 2012/15038
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/09/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/06/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, davalı doktorun ihmal, ilgisizlik ve mesleki yetersizliği nedeniyle davacıya yapılan hatalı ameliyatların zarara yol açtığı iddiası ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece işin esası incelenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, karın bölgesindeki yağ dokularını aldırmak için ameliyat olduktan sonra göğüslerinin küçültülmesi için de ameliyat olduğunu, bu ameliyatlar sonucu karın bölgesi ve göğüslerinde kalıcı mahiyette iz oluştuğunu, emzirme ve süt verme potansiyelini kaybettiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, yargılama esnasında maddi tazminat talebinden feragat etmiştir. Davalı doktor, duruşmalara katılmadığı gibi mahkemeye herhangi bir cevap ve beyan dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece, tedavi evraklarının gönderildiği üniversite hastanelerinden alınan görüşler doğrultusunda, yapılan ameliyatların tıbbi kurallara uygun olmadığı kabul edilerek manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi, ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır.(T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy. K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır. Davaya konu edilen olayda; ... Yüksek İhtisas Hastanesi'nde doktor olarak kamu görevi yapan davalının, davacının tıbbi kurallara aykırı olarak ameliyat edilmesi neticesinde vücudunda kalıcı mahiyette iz oluştuğu, emzirme ve süt verme potansiyelini kaybettiği ileri sürülmüş, davalı doktorun görevi sırasında ve görevi nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu tutulması istenmiştir.
Yukarıda açıklanan ilkelere göre davalı aleyhine açılan davanın husumetten reddi gerekirken işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun olmadığından bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/10/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (M)
KARŞI OY YAZISI
Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. İdare aleyhine böyle bir davanın açılabilmesi, hizmet kusurundan kaynaklanmış, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Kamu görevlisinin, özellikle haksız eylemlerde, Anayasa ve özel yasalardaki bu güvenceden yararlanma olanağı bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde belirtilen maddi olgulardan davalının salt kişisel kusuruna dayanıldığının anlaşılması karşısında öncelikle bu iddia doğrultusunda delillerin toplanıp değerlendirilerek sonuca varılması gerekir. Açıklanan nedenlerle çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum. 15/10/2012