Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2009/7977 E. 2010/3931 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/7977
Karar No
2010/3931
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... yay. A.Ş ve ... aleyhine 19/07/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 18/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, yayında yer alan olguların gerçek olmadığını, haber değeri de taşımadığını belirterek, kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkemece, magazin niteliğindeki yayında kamu yararı bulunmadığı belirtilmekle beraber toplumsal ilgi bulunduğu gerekçesiyle istem reddedilmiştir. Anayasa'nın 28. maddesinde düzenlenen basın özgürlüğünün özel hukuk alanındaki sınırı, Medeni Yasa'nın 24 ve Borçlar Yasası'nın 49. maddelerinde anlamını bulan kişilik haklarının korunmasına ilişkin düzenlemelerdir. Borçlar Yasası'nın 49. maddesi gereğince, kişilik hakkı hukuka aykırı biçimde saldırıya uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para isteyebilir. Anılan maddeye göre manevi tazminat istenilebilmesi için; yayımlanan olay açıklaması ya da eleştirinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması, bu saldırının manevi bir zarar doğurması, kişilik haklarına saldırı ile zarar arasında uygun nedensellik bağı kurulabilmesi ve yayında hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması gerekir. Hukuka uygunluk nedenleri veya hukuka aykırılığı ortadan kaldıran nedenler ise gerçeklik, güncellik, kamu yararı ve toplumsal ilgi, konu ile ifade arasında düşünsel bağlılıktır. Yayımlanmasında kamu yararı bulunan gerçek ve güncel bir haberin ya da eleştirinin, özle biçim arasında denge kurularak yayımlanması durumunda hukuka aykırılık ortadan kalkar ve artık, basının sorumlu tutulamaz. Dava konusu yazıda yer olan olguların gerçekliği bir yana; salt yayının kendisinin haber değeri bulunmadığından kamusal yarar ve toplumsal ilgiden söz edilemez. Aksine; yayın, davacının kişilik haklarına açık bir saldırı niteliğindedir. Basın özgürlüğü ile kişilik hakları arasındaki çatışan yararlar dengesi, davacı yönünden bozulmuş olup davalılar yönünden de hukuka uygunluk nedeni gerçekleşmemiştir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, kişilik haklarına saldırıda bulunulan davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/7977, K. 2010/3931, T. 05.04.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2009-7977-e-2010-3931-k-3ddc2a28a28d