Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2025/4082 E. 2025/10995 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4082
- Karar No
- 2025/10995
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/657 E., 2023/1160 K. SUÇ : Hakaret KARAR: Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hakaret suçundan sanığın, mahkumiyetine dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarih ve 2025/48026 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak verilen mahkûmiyet kararına Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz edilmesi üzerine genel hükümler uyarınca yargılama yapılmak üzere duruşma günü tayin edilmesine rağmen, Mahkemesince sanığın savunması alınmadan mahkûmiyetine karar verilmesi sureti ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanmasında isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un "basit yargılama usulü" başlıklı 251. maddesinde; "(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir. (3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanunu'nun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. (4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. (5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir. (6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir. (7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz. (8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un "basit yargılama usulü" başlıklı 251/1. maddesinin birinci fıkrasında "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir... hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun maddesinin sekizinci fıkrasında Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. İncelenen dosyada; sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak verilen mahkûmiyet kararına Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz edilmesi üzerine genel hükümler uyarınca yargılama yapılarak sanığın savunması alınmadan mahkumiyet kararı verildiği, yukarıda bahsedilen kanun maddeleri göz önüne alındığında, sanık hakkında hakaret suçundan yargılama yapılarak, eylemin aleni ortamda gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanmış olması karşısında, suçun kanun maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından basit yargılama usulünün uygulanamayacağı, bu nedenle 5271 Sayılı Kanun'un 252/2. maddesi kapsamında ihtarlı davetiye çıkarılması yeterli olmadığından, sanığın duruşmada bizzat hazır edilmeyerek mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırıdır. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin farklı gerekçeyle KABULÜNE,
2.Sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2023 tarihli ve 2023/657 Esas, 2023/1160 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde karar verildi.