Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2025/4080 E. 2025/10332 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4080
Karar No
2025/10332
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/314 Esas, 2022/672 Karar SUÇ :Hakaret KARAR: Mahkumiyet BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Sanık hakkında Yerel Mahkeme kararı ile hakaret suçundan mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18/03/2025 tarih ve 94660652-105-55-11559-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2025 tarihli ve KYB-2025/44124 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve KYB-2025/44124 sayılı kanun yararına bozma isteminin; 1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 126. maddesinde yer alan "Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Sanığın kendisine ait facebook isimli sosyal medya hesabından yapmış olduğu "Köpek Zinciri Uzun balarsan ısırır ben hep kapımdaki köpek kısa balarim köpek" şeklindeki paylaşımının, kardeşi olan müştekiye yönelik olarak yapıldığından bahisle Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/09/2022 tarihli ve 2022/314 esas, 2022/672 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, suça konu hakaret içerikli paylaşımının müştekinin şahsına yönelik olduğuna dair somut delilin dosya mevcut olmadığı, dolayısıyla matufiyet şartının gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde, 2-Sanık hakkında daha önce yapılan yargılamada Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2022 tarihli ve 2021/516 esas, 2022/195 sayılı kararı ile sanığın geçmişteki hali, sabıkasız oluşu ve yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık nedeniyle tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluştuğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmasına rağmen, anılan karara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesini müteakip, yeniden yapılan yargılama neticesinde, adli sicil kaydı bulunmayan ve dosyaya yansıyan başkaca bir sebep de gösterilmeyen sanık hakkında önceki kararla çelişkili olarak bu kez sanığın geçmişteki hali, suç işleme eğilimi ve bir daha suç işlemekten çekineceğine dair kanaat oluşmadığından bahisle yazılı şekilde 5271 sayılı Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde, isabet görülmemiştir."" Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.04.2012 gün ve 10/438-141 sayılı kararında belirtildiği üzere, öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu ve 310 uncu maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2/29-56 sayılı kararı da bu doğrultudadır.) Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın paylaştığı sözlerin katılana yönelik olduğu kanaatiyle mahkemece deliller değerlendirilerek sanığın cezalandırılmasına ve " Sanığın geçmişteki hali, suç işleme eğilimi ile CMK.nun 231/6-a-b maddesi gözetilerek ileride bir daha suç işlemekten çekineceğine dair Mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından hukuki sonuç doğurmayacak nitelikte 5271 sayılı CMK.nun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231/5. maddesinin uygulanmasına takdiren ve usulen" şeklindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Delil takdiri yapılarak verilen bu kararlar aleyhine, takdirde yanılgıya düşüldüğünden bahisle, kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMLERİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2025/4080, K. 2025/10332, T. 02.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2025-4080-e-2025-10332-k-f7463207839b