Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2025/1789 E. 2025/7680 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1789
- Karar No
- 2025/7680
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/445 D. İş SUÇ : Hakaret BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Alenen hakaret suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza kanunu'nun 125/1, 125/4, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.740,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.10.2023 tarihli ve 2022/1197 esas, 2023/928 sayılı kararına karşı yapılan itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve sanık müdafiinin itirazının reddine ilişkin mercii Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2024 tarihli ve 2024/445 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2025 gün ve 2025/13384 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 06/12/2022 tarihli ve 2022/22342 esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında alenen hakaret suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/10/2023 tarihli anılan kararı ile Anayasa Mahkemesi'nin 20/07/2022 tarihli ve 2021/121 esas, 2022/88 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı başvurulacak kanun yolunu düzenleyen 5271 sayılı sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231/12. maddesinin iptal edildiği, söz konusu kararın yürürlük tarihinin 23/06/2023 olduğu, bu sebeple hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı istinaf yasa yolunun açık olduğu kanaatiyle hüküm kurulduğu, sanık müdafii tarafından 01/11/2023 tarihli başvurusu ile anılan kararın istinaf edildiği, yapılan incelemede hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebileceği, bu kararın istinafının mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 05/01/2024 tarihli ve 2024/74 esas, 2024/13 sayılı kararına sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine aynı gerekçelerle kararın düzeltilmesine yer olmadığına ilişkin Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin 16/01/2024 tarihli ve 2024/74 esas, 2024/13 sayılı kararını müteakip, bu kez sanık müdafiinin 01/11/2023 tarihli istinaf başvurusunun itiraz başvurusu olarak kabulü ile dosyanın merciine gönderilmesine mahkemesince karar verildiği, yapılan incelemede söz konusu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı hakkında Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 05/01/2024 tarihli ve 2024/74 esas, 2024/13 sayılı kararı ile değerlendirilme yapıldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmış olup, Her ne kadar 5271 sayılı Kanunu'nun 231/12. maddesi Anayasa Mahkemesi'nin 20/07/2022 tarihli ve 2021/121 esas, 2022/88 sayılı kararı ile iptal edilmişse de, iptal kararından sonra 05/04/2023 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı İcra Ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 21. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesinin ''Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir. İtiraz mercii, karar ve hükmü inceler; usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılık tespit ettiği takdirde, gerekçesini göstererek karar ve hükmü kaldırır ve gereğinin yapılması için dosyayı mahkemesine gönderir'' şeklinde yeniden düzenlendiği, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar bakımından merciince değerlendirme yapılması gerektiği cihetle, sanık müdafinin 01/11/2023 tarihli itiraz mahiyetindeki dilekçesi üzerine, mercii mahkemesince itirazın usul ve esasa ilişkin aykırılıklar bakımından değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına ve sanık müdafiinin itirazının reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 1. fıkrasında “Hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunması halinde bu maddede düzenlenen olağanüstü yasa yoluna konu olabileceği belirtilmiştir. 05/04/2023 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı İcra Ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 21. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesinin ''Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir. İtiraz mercii, karar ve hükmü inceler; usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılık tespit ettiği takdirde, gerekçesini göstererek karar ve hükmü kaldırır ve gereğinin yapılması için dosyayı mahkemesine gönderir'' şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve sanık müdafiinin 01/11/2023 tarihli istinaf başvurusunun itiraz başvurusu olarak kabulü ile dosyanın merciine gönderildiği görülmekle, merciince itirazın usul ve esasa ilişkin aykırılıklar bakımından değerlendirilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, mercii tarafından itiraz hususunda her zaman karar verilebileceği, kanun yararına bozma talebinde bulunulabilmesi için kesinleşmiş karar ve hüküm olması gerektiği, verilen kararın bu nitelikte olmadığının anlaşılması karşısında kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir. III. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; Kanun yararına bozma istemine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamede yer alan düşünceler yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, Dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde karar verildi.