Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2025/13125 E. 2026/9721 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2025/13125
Karar No
2026/9721
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2508 E. 2025/2345 K SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; şifre ile giriş yapılan yargılamaya konu sosyal medya hesabından sanık dışındaki kişilerin yorum yapmasının mümkün olmadığı, sanığın da buna dair somut bir delil sunmadığı, yorumun katılanı tahkir amacı taşıdığının açık olduğu, katılanı hedef alarak yapıldığı ve ifadelerin eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarını aştığından bahisle kararın bozulması talebini içerdiği belirlenmiştir. III. GEREKÇE Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayıldığı ve bozma kararına karşı ilk derece mahkemesinin direnme hakkının bulunmadığı, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemelerinin Kanun'da sınırlı nedenlere münhasır kılınmış bozma yetkisinin, bu sınırın dışına çıkılarak kullanıldığı durumlarda İlk derece mahkemesinin yapacağı işlemlerin görevsiz mahkeme tarafından gerçekleştirilmiş kabul edileceği ve aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca yapılan işlemlerin hükümsüz olacağı belirlenmiştir. Bu açıklamalar ışığında; sanık hakkında atılı suçtan yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince Kanun'da sınırlı olarak sayılan haller arasında düzenlenmeyen bir sebepten dolayı bozma kararı verildiği, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi'nin anılan bozma kararı ve bozma sonrası verilen hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; karar hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, sair yönleri incelenmeksizin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararı uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2025/13125, K. 2026/9721, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2025-13125-e-2026-9721-k-5a7e2530bcce