Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/9554 E. 2026/11589 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/9554
- Karar No
- 2026/11589
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/80 E., 2024/1643 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
Yapılan ön incelemede sanık hakkında; Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu, Hakaret suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; kız arkadaşı ile sadece sözlü olarak tartışan müvekkiline şikayetçi polis memurunun görev ve yetki sınırını aşacak şekilde davrandığına, dosyadaki diğer sanık ... . ile tanık ... .'nün beyanlarının da bu doğrultuda olduğuna, dosyaya sunulan fotoğrafların dikkate alınmadığına, lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka ayrılık teşkil ettiğine, resen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede; tanık ... .'nin aşamalardaki tutarlı anlatımı ve tanık ... .'nün olayın hemen akabinde alınan kolluk beyanında, sanık kendisinin üzerine yürürken polislerin sanığa engel olmak için araya girdiklerine yönelik anlatımı karşısında şikayetçiden kaynaklanan haksız bir eylemin bulunmadığı anlaşılmakla Tebliğnamedeki hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğine dair düşünceye iştirak edilmemiş, savunma ve tüm dosya kapsamından Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunduğundan temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak, sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; oluş ve dosya kapsamına göre, sanığın iddia olunan eylemini sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle gerçekleştirmemesine rağmen gerekçede ve hükmün C-1 bendinde "TCK'nın 125/2 yollamasıyla 125/1-3-a maddesi gereğince" sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi, hükmün C-2 bendinde de aynı hata devam ettirilerek ''sosyal medya üzerinden'' ibaresine yer verilmesi ve sanık hakkında temel ceza olarak adli para cezası tercih edildiği halde hükmün C-2 bendinde aleniyet nedeniyle arttırım yapılırken adli para cezası yerine hapis cezası şeklinde yazılması, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR A.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve temyiz incelemesine tabi bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi gereği, İlk Derece Mahkemesi kararında "hükmün C-1 bendindeki '125/2 yollamasıyla' , hükmün C-2 bendindeki 'sosyal medya üzerinden' ve 'hapis cezası' ibareleri çıkartılıp hükmün C-2 bendine çıkartılan hapis cezası ibaresi yerine 'adli para cezası' ibaresinin eklenmesi" suretiyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 57. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2026 tarihinde karar verildi.