Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/7947 E. 2026/11276 K. – Cumhurbaşkanına
Konu: Cumhurbaşkanına Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/7947
- Karar No
- 2026/11276
- Karar Tarihi
- Konu
- Cumhurbaşkanına Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/753 E. 2024/317 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin ve sanığın temyiz istemleri özetle; şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine, suçun sabit olmadığına, eksik inceleme sonucu karar verildiğine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları gözetildiğinde söz konusu paylaşımların eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, usul ve yasaya aykırı hükmün bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, sanığın, aynı mağdura karşı Suluova Cumhuriyet Başsavcılığının 30.06.2021 tarih ve 2021/216 Esas sayılı iddianamesiyle, suç tarihi "24.08.2020" olarak gösterilen Cumhurbaşkanına hakaret suçundan açılan davaya ilişkin Suluova Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/466 Esas, 2022/298 Karar sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılama sonucunda hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla, bahse konu dava dosyasının onaylı bir sureti dosya içerisine alınıp, her iki dosyanın iddianame tarihleri ve suç tarihleri gözetilerek, eylemlerin hukuki kesintiden önce ya da sonra işlenip işlenmediğinin belirlenmesi ve eylemler bütününün 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında kaldığı kanaatine varılırsa, mezkur Kanun'un 43. maddesi uygulanarak hüküm kurulup, önceki hükümle tayin edilen sanığın cezasının mahsubuna karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin ve sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 70. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2026 tarihinde karar verildi.