Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/4516 E. 2024/10438 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4516
- Karar No
- 2024/10438
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1299 E., 2023/1416 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından Menemen 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2011 tarihli 2010/358 Esas, 2011/543 sayılı kararı ile açıklanması geri bırakılan hükmün 04.02.2016 tarihli 2015/342 Esas, 2016/59 sayılı kararı ile açıklanmasına karar verilmiş, Yargıtay 4.Ceza Dairesi'nin 29.05.2023 tarihli 2021/11479 Esas, 2023/19072 sayılı kararı ile bozulması üzerine Menemen 1.Asliye Ceza Mahkemesince mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, hükümlerin resen tespit edilecek nedenlerle bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Katılanın aşamalardaki beyanı ile bu beyanı doğrulayan olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre Mahkemenin takdir ve gerekçesinde isabetsizlik görülmemiştir. 2. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin ssanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına karar verilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında resen gözetilebileceği belirlenerek yapılan incelemede temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak, 1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın söylediği kabul edilen ifadeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkûmiyet kararı verilmesi, 2. Kabule göre; a. 5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekirken, mükerrir olmayan sanık hakkında seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden ve sanığın hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile cezalandırılmasının hangi sebeple somut olayın koşullarında zorlayıcı bir ihtiyaçtan kaynaklandığı açıklanmadan orantılılık ilkesine aykırı şekilde hapis cezasının tercih edilmesi, b. Hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmaması, Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi isabetsizlik görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2024 tarihinde karar verildi.