Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/3112 E. 2024/6015 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3112
- Karar No
- 2024/6015
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/72 E., 2016/223 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçundan açılan kamu davasında, aynı Kanun'un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan sanık vekilinin 01.06.2016 tarihli temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın bozulması talebinde bulunduğu görülmüştür. III. OLAY VE OLGULAR Akraba olan tarafların hakarette bulundukları iddiasıyla açılan kamu davasında; Yerel Mahkemece eylemlerin karşılıklı olduğu gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemlerin katılan sanık ... için 30.03.2016, sanık ... için 20.04.2016 tarihli savunmalar olduğu ve bu tarihlerden temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN,1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.