Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/1099 E. 2024/1345 K. – Görevi Yaptırmama
Konu: Görevi Yaptırmamak İçin Direnme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1099
- Karar No
- 2024/1345
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/303 E., 2015/1493 K. SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın yol kontrolü yapmakta olan trafik ekiplerinin dur ihtarına uymadığı, takip sonucu yakalandığı, kimliğini ve ruhsatını ibraz etmediği, alkol testini yaptırmadığı, ardından sevk edildiği hastanede de muayene ve alkol raporu vermeyi reddettiği dosya kapsamından sabit olup, sanığın bu eylemlerinin kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeye elverişli doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olacak şekilde cebir eylemini oluşturduğu göz önüne alınmadan verilen karar usul ve esas yönünden Kanun'a aykırı bulunduğundan kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 03.11.2015 tarihli savunması olduğu ve bu tarihten itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2024 tarihinde karar verildi.