Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/10935 E. 2026/10164 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/10935
- Karar No
- 2026/10164
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/313 E. 2024/1922 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın savunmalarında suçsuz olduğunu söylediğine, olay tutanağında imzası bulunan kişilerden sadece polislerin eksik inceleme ile dinlenildiğine, sanığın darp raporu bulunmasına rağmen mahkemenin haksız tahrik hükümlerini tartışmadığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın cezalandırılmaması gerektiğinden bahisle hükmün bozulması talebini içermektedir. III. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 16.09.2014 tarihli 2013/4-544 Esas, 2014/385 karar sayılı kararında da belirtildiği gibi '' Öte yandan 14.02.1934 sayı gün ve 47/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre de; adlî tatilde görülemeyen davalarla ilgili kararların, adlî tatile rastlayan dönemde tebliği geçerli olmakla birlikte, tatilde süre işlemeyeceği için, bu durumda mehil adlî tatilin bitiminden itibaren başlayacaktır.'' şeklinde belirtildiği üzere temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmış, Tebliğname'deki ret düşüncesi yerinde görülmemiştir. Mağdur beyanları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı suçu işlediğine ve denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi nedeni ile hükmün açıklanmasına yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmamış ve sanık müdafiinin bozma sebepleri dışındaki diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak, 1.Sanığın, müşteki polis memurunun kendisine vurduğu savunmasının adli rapor içeriği ile doğrulanması karşısında; olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, 2.Birden fazla polis memuruna karşı gerçekleştirildiği kabul edilen eylemde İlk Derece Mahkemesi tarafından 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uygulanmaması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 Sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde karar verildi.