Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/10918 E. 2026/11784 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/10918
- Karar No
- 2026/11784
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1134 E. 2024/1311 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının kesin nitelikte olduğu, Hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddi kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın katılanlara karşı herhangi bir fiziksel ve sözlü eyleminin olmadığına, savunmalarında suçlamaları kabul etmediğine, suçu işlediğini gösteren somut deliller dosyada bulunmadığı için sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulması talebine yöneliktir. Sanığın temyiz istemi; hakaret suçundan tarafına verilen hapis cezasının para cezasına çevrilmesi ve infazının durdurularak yargılamanın yeniden yapılması gerektiğinden bahisle kararın bozulması talebine yöneliktir.
III. GEREKÇE Sanık savunması, katılan beyanları, tanık ... .'nın beyanları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı suçu işlediğine, kullanılan ifadelerin katılanların şeref ve saygınlığını küçük düşürücü nitelikte olduğuna, tekerrür ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına; erteleme, seçenek yaptırımlara çevirme, takdiri indirim nedenlerinin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiş temyiz nedenlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Alanya 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık sanık hakkında TCK 129/2 maddede yer alan özel haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediği noktasındadır. Sanığın, kendisini darp ettiğini iddia ettiği kolluk görevlilerine karşı tepki niteliğinde hakaret ettiğini savunduğu, Sanığın, doktor raporunda basit tıbbi müdahale ile iyileşebilir şekilde yaralandığı tespit edildiği, savunmasının doktor raporuyla doğrulandığı, Sanık hakkında 126/2. Madde uyarınca CVYO kararı verilmesi yerine, mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır. Kararın bozulması yerine onanması yönündeki sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.