Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/10177 E. 2025/3597 K. – İmar Kirliliğine
Konu: İmar Kirliliğine Neden Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/10177
- Karar No
- 2025/3597
- Karar Tarihi
- Konu
- İmar Kirliliğine Neden Olma
BOZMA ÜZERİNE İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/1304 E., 2020/1481 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bozma üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında imar kirliğine neden olma suçundan mâhkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında daha ağır ceza verilmesi gerektiğini ve erteleme hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek mâhkumiyet kararın bozulması talebine yöneliktir. Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanık hakkında eksik araştırma neticesinde mâhkumiyet kararı verildiğini ve sanığın yeni bir yapı oluşturmadığını ileri sürerek mâhkumiyet kararının bozulması talebine yöneliktir. III. GEREKÇE Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 184. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67. maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Suçun işlendiği kabul edilen 29.12.2011 tarihine göre, temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanunun 321. maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde karar verildi.