Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/1479 E. 2025/5472 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1479
Karar No
2025/5472
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1493E. - 2019/534K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2017 tarihli ve 2017/48E., 2017/680K. sayılı ilamıyla sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/4 ile imar kirliliğine neden olma suçlarından TCK'nın 44. maddesi uygulanarak 5237 sayılı TCK'nun 184/1, 62, 51/1-3, 53 maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili ile sanık müdafinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'un 65/1-2.cümle, 5237 sayılı TCK'nın 43, 62, 52/2, 53 maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş, karara karşı sanık müdafinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına, müvekkiline sit alanına ilişkin tebliğ yapılmadığına,yapı kayıt belgesi sunulduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına sair ve resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 04.02.2016 tarihinde ... görevlilerince yerinde yapılan incelemede Bodrum ilçesi ... Mahallesi ... Sokak ... Sitesi No:... adreste tapuda 272 ada, 1 parsel (eski 918 parsel) numarasında kayıtlı olan 3. derecede doğal sit alanında kalan taşınmazda yapı ruhsatına aykırı olarak izinsiz olarak inşai faaliyette bulunduğunun tespit edilerek mühürlendiği, 29.03.2016 tarihinde yerinde yapılan kontroller sırasında mühürün kırılarak inşaata devam edilerek çatı terasında eklenti olarak kalıbı çakılan uygulamaların betonarme kısımlarının tamamlanmış olduğu, zemin 1. kat ve çatı terasındaki ilave imalatların kaba ve ince sıvalarının tamamlanmış olduğu, binanın iç kısım ve dış kısımlarından bazı bölümlerinin boya badanalarının tamamlanmış olduğunun tespiti üzerine sanık hakkında açılan kamu davası kapsamında; Sanığın Yerel Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesinde vermiş olduğu savunmasında davaya konu taşınmazı 2015 Nisan ayında aldığını, usta ile anlaşarak tadilatlar yaptırdığını ancak kendisinin rahatsızlığı nedeniyle il dışında olduğunu, kendi bilgisi dışında ustanın davaya konu aykırılıkları yaptığını, sit alanı olduğunu bilmediğini, sitede birçok evde benzer tadilatlar yapıldığını beyanla suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre; 3. derece doğal sit alanında kalan müdahalelerin bodrum, zemin ve 1. katta gerçekleştirildiği balkonlar hariç yapılan diğer eklentilerin bina vasfında olduğunun, izinsiz yapılan müdahalelerin doğal sit alanına geri dönüşümü olmayan derecede zarar vermediğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde; sanığın eyleminin doğal sit alanına izinsiz inşai müdahalede bulunmak olduğu, bilirkişi raporlarına göre de eylemin basit onarım kapsamında kalmadığı, suç tarihi itibarıyla 30/03/2014 tarihinden itibaren Muğla Belediyesinin Büyükşehir Belediyesi olduğu ve Muğla Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan ... (Koruma Uygulama Denetim Bürosu)'in 25/06/2014 tarihinde faaliyete geçtiği, bu nedenle dava konusu taşınmazında bu büronun kapsam alanında kaldığı değerlendirerek sanığın eyleminin suç tarihi itibariyle sanık lehine olan 2863 Sayılı yasanın 65/4. maddesi ile TCK'nun 184/1. maddesine uyduğu, TCK'nun 44. maddesinin delaletiyle daha ağır yaptırımın TCK'nun 184/1. maddesinin içermesi nedeniyle sanığın eylemine uyan TCK'nun 184/1. maddesi gereğince sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince, duruşmalı olarak yürütülen yargılama neticesinde,"Sanığa ait ... sitesi, ... sok., No:303 Bitez adresinde bulunan taşınmazın Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 29/04/2011 tarih ve 7074 sayılı kararı ile 3.derece doğal sit alanı olarak koruma altına alındığı ve Bodrum Belediyesince hoparlör ile ilan tahtasına asılmak suretiyle mahallinde ilan edildiği sabittir.Yine sanığın 04/02/2016 tarihli yapı tatil zaptı ile 3.derece doğal sit alanında kalan taşınmazında herhangi bir idareden izin almaksızın bilirkişi raporu ile belirlendiği şekilde, bina niteliğinde birden fazla imalatta bulunduğu, hakkında yapı tatil zaptı düzenlendiği halde; buna aykırı olarak zaptın düzenlendiği tarihten sonra eylemine devam ederek, bina niteliğindeki imalatları tamamlama aşamasına getirdiği, doğal sitlerde suç tarihi itibari ile ...'in varlığının eylemin hukuki niteliğini değiştirmediği, sanığın söz konusu taşınmazla ilgili olarak yapı kayıt belgesini almış olduğu ancak bu belgenin sonuca etkisi bulunmadığı; eylemin 2863 sayılı yasanın 65/1 maddesinde düzenlenmiş 3.derece doğal sit alanında zincirlemeli şekilde izin alınmaksızın inşai ve fiziki müdahalede bulunma suçunu oluşturduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılmıştır." gerekçeleriyle Yerel Mahkeme hükmünün kaldırılarak sanığın zincirleme şekilde izinsiz inşai müdahalede bulunma suçu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2025 tarihinde karar verildi

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/1479, K. 2025/5472, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-1479-e-2025-5472-k-64bc9e4c23f7