Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/5849 E. 2025/20989 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5849
Karar No
2025/20989
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/471 E., 2022/771 K. SUÇLAR : Cumhurbaşkanına hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama SUÇ TARİHLERİ : 29.12.2015, 18.08.2017, 20.03.2018 HÜKÜMLER : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık/suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık/suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık/suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz istemi özetle; sanığın üzerine atılı suçların unsurlarının oluşmadığına, dini değerlere ilişkin paylaşımların Prof. Dr. .... ait olduğuna ve kast edilenin eleştiri olduğuna, suç kaydı bulunmayan sanık hakkında temel ceza belirlenirken teşdit hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ve cezaların ertelenmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan vekilinin temyiz istemi özetle; Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen cezada, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak artırım yapılması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE A. Cumhurbaşkanına Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 299/1-2 ve 31/3. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1, 2 ve 67/4. maddeleri gereği 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihinden inceleme tarihine kadar olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmıştır. B. Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. 5237 sayılı Kanun'un 216/2. maddesi uyarınca verilen mahkumiyet hükmü bakımından; sanık tarafından paylaşıldığı iddia ve kabul olunan sözlerde, "Rezil bir ahlaka sahip dinci reziller" şeklinde belirttiği kesimi aşağıladığı iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre değerlendirme yapılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 216/2. maddesi "Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindedir. Atılı suçun oluşabilmesi için failin halkın bir kesimini sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılaması gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.03.2005 tarihli ve 2004/8-201 Esas, 2005/30 Karar sayılı kararında sosyal sınıf “Toplumun yapısındaki yeri ve özelliği ile varlık kazanmış, aynı toplumsal düzeydeki fertlerin birliğinden oluşmuş, çiftçi, esnaf, mülk sahibi, tüccar, memur, işçi, idare olunan vs. gibi" şeklinde tanımlanmıştır. Somut olayda ise; yargılamaya konu edilen sanığın ifadelerinin yöneldiği kesimin sanığın kendi tabiriyle "Rezil bir ahlaka sahip dinci reziller" şeklinde ifade edildiği ve bu kesimin madde metninde belirtilen "Sosyal sınıf" veya "Din" kategorisinde olmadığı gibi diğer gruplara da uymadığı, ayrıca Sakarya'da yaşayan vatandaşlarımızın ise bir bölgede yaşayan vatandaşlarımız niteliğinde olmaması nazara alınarak unsurları yönünden oluşmayan suçtan mahkumiyet kararı verilmesi, 2. 5237 sayılı Kanun'un 216/3. maddesi uyarınca verilen mahkumiyet hükmü bakımından ise; yargılamaya konu somut olayda; sanığın ifadeleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde; paylaşımların eleştiri niteliğinde olduğu gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Cumhurbaşkanına Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/5849, K. 2025/20989, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2023-5849-e-2025-20989-k-1aeb541a675b