Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/4740 E. 2025/11305 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4740
Karar No
2025/11305
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/878 E., 2022/1351 K. SUÇLAR : Hakaret, tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama

Yapılan ön incelemede sanık hakkında; Tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin kesin nitelikte olduğu, Hakaret suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret, tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi özetle; tanık ....'nin eski eşinin arkadaşı olduğundan yalan söylediğine, üzerine atılı suçları işlemediğine, eski eşi ve avukatının daha fazla ceza alması için olayı planladıklarına ilişkindir.

III. GEREKÇE Hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 Esas, 2013/297 Karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın hakaret eylemlerini kısa zaman dilimi içerisinde ve aynı eylemin devamı niteliğindeki sözlerle birden fazla şikâyetçiye karşı gerçekleştirmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesi uyarınca belirlenecek temel cezanın, aynı Kanun'un 43/2. maddesi gereğince artırılması gerektiği nazara alınarak, sanık hakkında olay tarihinde ...'a yönelik hakaret eylemi nedeniyle soruşturma aşamasında tefrik kararı verilen dosyanın akıbetinin araştırılarak derdest olması halinde dosyaların birleştirilmesi, kesinleşmiş ve ceza verilmiş ise mahsup hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR A.Tehdit, Konut Dokunulmazlığının İhlali ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a,d maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları'' ve “… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenlemeler ve incelemeye konu suçların 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/4740, K. 2025/11305, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2023-4740-e-2025-11305-k-e1444906aa12