Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/3128 E. 2025/9991 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3128
- Karar No
- 2025/9991
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/464 E., 2022/401 K. SUÇLAR: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Kasten yaralama ve tehdit suçundan verilen temyiz isteminin reddi kararına ilişkin istinaf talebinin reddine dair karara yapılan itirazın reddi kararına karşı temyiz talebi bulunmadığı belirlenmiştir. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1- Sanık müdafiinin temyiz istemi; çelişkili tanık beyanlarının hükme esas alındığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, sadece şikayetçinin delillerinin toplandığına, keşif sona erdikten sonra olayın gerçekleştiğine, aralarında mevcut husumet nedeniyle olayın gerçekleştiğine, şikayetçinin görevinden kaynaklanmadığına, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, ilişkindir. 2- Katılan vekilinin temyiz istemi; alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi ve hapis cezası tercih edilmesi gerektiğine, takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık savunması, katılan anlatımları, tanıklar ..., ..., ... ve ...'nin beyanları karşısında, sanığın mahkumiyetine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde isabetsizlik görülmemiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-g maddesinde yer verilen “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii ve katılan veklinin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde karar verildi.