Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/15745 E. 2025/4559 K. – Göçmen Kaçakçılı
Konu: Göçmen Kaçakçılığı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/15745
- Karar No
- 2025/4559
- Karar Tarihi
- Konu
- Göçmen Kaçakçılığı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1693 E. 2023/1679 K. SUÇ : Göçmen kaçakçılığı HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; suç işleme kastı bulunmadığına, mağdurların mahkeme huzurunda beyanının alınmadığına, sanığın diğer sanıkla birlikte bu suçu işlediğine dair delilin dosya içerisinde bulunmadığına, cezasında arttırıma gitmenin usule ve yasaya aykırı olduğuna, lehe hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna, hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir. 2.Sanık ...'un temyiz istemi; somut delil olmadan haksız yere ceza aldığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Sanıklar hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayıp temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 79/3. maddesinin uygulanması sırasında gerekçesiz olarak artırım oranının üst hadden belirlendiğinden bahisle cezaların indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de, 24.12.2019 tarih ve 30988 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 06.12.2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'un 56. maddesiyle temel cezada adli para cezasına ilişkin "bin günden" ibaresi eklenmek suretiyle asgari haddin belirlenmesi karşısında; 27.02.2023 olan suç tarihine göre, adli para cezasının bin günden aşağı olamayacağı gözetilmeyerek hükümler kurulduğu anlaşıldığından, bu yanılgılı uygulama nedeniyle sanıkların gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açıldığı, çift atıfet sağlandığı ve yine sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince temel cezanın 4 yıl ve 240 gün olarak belirlendiği, 5237 Kanun'un 79/3. maddesi gereğince 1/6 oranında artırım yapılması sonucu temel cezanın 4 yıl 8 ay ve 280 gün adli para cezası olarak belirlenmeyerek eksik ceza tayin edilmiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı belirlenerek yapılan incelemede sair temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanığa yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından yapılan incelemede sair sebepler yerinde görülmemiştir. B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanığa yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu anlaşıldığından, hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlünün koşullu salıvermeden yararlanamayacağı ancak bu durumun hakkında denetimli serbestlik tedbirine uygulanmasına karar verilmesine engel teşkil etmediği, aynı Kanun'un 108/7. maddesinde cezanın infazından sonra denetim süresi içinde kendilerine yüklenen yükümlülüklere ve yasaklara aykırı hareket eden mükerrirler hakkında disiplin hapsine tabi tutulacağının belirtilmesi ve ikinci kez mükerrir olan sanığın koşullu salıverilmeden yararlanamayacak olmasının hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesine engel olmayacağı gözetilmeden Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile tekerrür uygulanmasına ilişkin bendlerdeki; "...ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" yazılı kısmının hüküm fıkralarından çıkartılması hukuka aykırı bulunmuş ise de bu karar aleyhe değiştirme yasağına konu olamayacağından aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1.maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin kısmın sonuna "cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.03.2025 tarihinde karar verildi.